Gayrimenkul sektöründe büyük tartışma yaratan ve 2026 yılı itibarıyla uygulamaya alınması planlanan “taşınmaz harcı” için emlak camiası harekete geçti. Vergi daireleri tarafından, herhangi bir somut hizmet karşılığı olmaksızın 40 bin TL olarak tahakkuk ettirilen mali yükümlülüğün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunum yapılacağı açıklandı. Tüm Emlak Danışmanları Birliği Trabzon İl Başkanı ve Trabzon Emlakçılar Oda Başkanı Galip Pekşen, konunun 6 Ocak 2026 tarihinde TBMM’de temsil edilen siyasi partiler aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşınacağını duyurdu.
“Taşınmaz Harcı” TBMM Gündemine Taşınıyor
Tüm Emlak Danışmanları Birliği adına yapılacak sunumda, 2026 yılı başında gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren meslek mensuplarına “taşınmaz harcı” adı altında 40 bin TL tutarında zorunlu bir tahakkuk yapıldığına dikkat çekilecek. Sunumda, bu uygulamanın önceden öngörülebilir olmadığı, gelir ya da kazanç durumuna bakılmaksızın tüm meslek mensuplarına aynı şekilde uygulandığı ve herhangi bir kamu hizmeti karşılığı bulunmadığı vurgulanacak. Sektör temsilcileri, bu yönüyle uygulamanın ciddi bir hukuki sorun barındırdığını ifade ediyor.
“Bu Bir Harç Değil, Örtülü Vergi” İddiası
Sunum dosyasında, söz konusu mali yükümlülüğün hukuki niteliği de ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Harcın, tanımı gereği somut bir kamu hizmetinin karşılığı olması gerektiği hatırlatılırken, mevcut uygulamanın hizmet içermeyen, otomatik ve sabit tutarlı bir mali yük haline getirildiği belirtiliyor. Meslek icrasının ön koşulu haline gelen bu bedelin, harç değil “örtülü vergi” niteliği taşıdığı savunuluyor. Bu durumun, Anayasa’nın 73. maddesinde yer alan vergilerin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu ifade ediliyor.
“Ölçüsüz ve Orantısız Bir Mali Yük”
Emlak sektörü temsilcileri, 40 bin TL’lik taşınmaz harcının mali güce göre vergilendirme ve ölçülülük ilkelerini de ihlal ettiğini dile getiriyor. Henüz yılın başında, herhangi bir gelir elde edilip edilmediği bilinmeden bu tutarın tahakkuk ettirilmesinin ağır ve orantısız olduğu vurgulanıyor. Açıklamada, uygulamanın hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesini zedelediği, vatandaşın neyi, neden ödediğini bilmesinin önüne geçtiği kaydediliyor.
Sektör Uyarıyor: Kayıt Dışılık Artabilir
Sunumda, taşınmaz harcının sektörel ve toplumsal etkilerine de yer veriliyor. Türkiye genelinde binlerce emlak danışmanının bu uygulamadan etkilendiği belirtilirken, düzenli vergi ödeyen ve kayıt içinde çalışan bir sektörün cezalandırıldığı ifade ediliyor. Söz konusu mali yükün, kayıt dışılığı teşvik edebileceği, meslek icrasını zorlaştıracağı ve istihdam ile piyasa dengelerini olumsuz etkileyeceği uyarısı yapılıyor.
TBMM’den Beş Maddelik Talep
Emlak sektörü temsilcileri, TBMM’den şu taleplerde bulunuyor:
Konunun siyasi denetim kapsamına alınması
İlgili bakanlıklar nezdinde soru ve araştırma mekanizmalarının işletilmesi
Hukuka aykırı tahakkukların durdurulmasına yönelik girişimlerde bulunulması
Gerekirse açık ve net bir yasal düzenleme yapılması
Sürecin Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasında siyasi destek sağlanması
Emlak sektörünün “hukuk devleti” ve “vergi adaleti” vurgusuyla başlattığı bu girişim, önümüzdeki günlerde siyasetin ve kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutacak gibi görünüyor. Sizce taşınmaz harcı uygulaması adil mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.