Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın Trabzon ziyareti kapsamında gerçekleştirdiği saha çalışmaları, siyaset gündemine bomba gibi düştü. Hanife Hatun Camii’nde kılınan teravih namazının ardından AK Parti Gençlik Kolları yeleğini giyerek vatandaşlara ikramda bulunan Bakan Işıkhan, muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Saadet Partisi Trabzon İl Başkanı Ahmet Muratoğlu, konuyla ilgili yaptığı çarpıcı açıklamada, devlet makamlarının tarafsızlığına vurgu yaparak bu tablonun devlet geleneğiyle bağdaşmadığını ifade etti. Siyasi etik ve devlet vakarı üzerinden yükselen bu tartışma, Trabzon kamuoyunda geniş yankı buldu.
"Devlet Ciddiyeti Tarafsızlıkla Ayakta Durur"
Saadet Partisi Trabzon İl Başkanı Ahmet Muratoğlu, bir bakanın devletin makamını temsil ederken bir siyasi partinin sembollerini taşımasının kabul edilemez bir durum olduğunu dile getirdi. Devletin bir zümreye veya partiye değil, 85 milyonun tamamına ait olduğunun altını çizen Muratoğlu, bu tür görüntülerin kurumlara olan güveni zedelediğini belirtti. Muratoğlu yaptığı açıklamada, "Bir bakanın, devletin makamını temsil ederken bir siyasi partinin yeleğiyle sahaya çıkması… kabul edilemez. Hele ki bu, Ramazan gibi birlik ve beraberliğin en güçlü olduğu günlerde yapılıyorsa…" ifadelerini kullanarak tepkisini net bir şekilde ortaya koydu.
Ramazan Ruhuna ve Devlet Geleneğine Aykırılık Vurgusu
İftar ve sahur sofralarının birleştirici gücüne dikkat çeken Ahmet Muratoğlu, manevi iklimin siyasi propaganda malzemesi yapılmaması gerektiğini savundu. Vatandaşın karşısına bir devlet adamı vakarıyla çıkılması gerektiğini hatırlatan İl Başkanı, mevcut tablonun sadece Bakanlık nezdinde değil, yerel yönetimlerde ve diğer devlet kurumlarında da bir alışkanlık haline geldiğini iddia etti. Muratoğlu, "İftar sofralarına beş kala, vatandaşın karşısına bir parti mensubu gibi çıkmak; devlet geleneğimizle bağdaşmaz. Çünkü devlet; bir partinin değil, 85 milyonun devletidir," diyerek eleştirilerini sürdürdü.
"Bu Yanlışı Dile Getirmekten Vazgeçmeyeceğiz"
Açıklamalarının sonunda adalet ve eşitlik prensiplerine vurgu yapan Ahmet Muratoğlu, bu durumun normalleştirilmesine karşı çıkacaklarını ilan etti. Valilikten belediyeye, müftülükten milli eğitime kadar pek çok kurumda benzer bir tablonun yaşandığını öne süren Muratoğlu, halkın bu görüntülere alıştırılmaya çalışıldığını savundu. Muratoğlu, "Onlar bu tavırdan vazgeçmiyorsa, biz de bu eleştirilerden vazgeçmeyeceğiz! Her seferinde, her platformda bu yanlışı dile getirmeye devam edeceğiz. Bunu kabul etmeyeceğiz!" sözleriyle kararlılık mesajı verdi. Devlet makamının siyaset üstü olması gerektiğini belirterek tüm yetkilileri sorumluluğa davet etti.