Trabzon Haber

Eğitim Gücü Sen Trabzon’dan Sert Çıkış: "Ölü Toprağını Serpmeye Geldik!"

Eğitim Gücü Sen Trabzon Şube Başkanı Süleyman Çakmak, Yol-İş Holiday Hotel’deki basın açıklamasında öğretmen atamaları, AGS ve sendikal düzene sert tepki gösterdi.

Abone Ol

2025–2026 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle birlikte, eğitim camiasının kronikleşen sorunları Trabzon’da düzenlenen çarpıcı bir basın açıklamasıyla masaya yatırıldı. Eğitim Gücü Sen Trabzon Şubesi, kent merkezindeki Yol-İş Holiday Hotel’de saat 11:00’de basın mensuplarıyla bir araya gelerek, mevcut sendikal düzenden eğitim sistemindeki aksaklıklara kadar pek çok konuda ezber bozan açıklamalarda bulundu. Trabzon Şube Başkanı Süleyman Çakmak’ın liderliğinde gerçekleştirilen bu buluşma, sadece yerel düzeyde değil, Türkiye genelindeki eğitim çalışanlarının yaşadığı derin sosyo-ekonomik sıkıntıları ve mesleki saygınlık arayışını bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı.

Siyasetin Gölgesinde Kalan Memur Sendikacılığı

Şube Başkanı Süleyman Çakmak, konuşmasının ilk bölümünde Türkiye’deki memur sendikacılığının tarihsel sürecine değinerek mevcut yapıların uğradığı erozyona dikkat çekti. Sendikaların zaman içinde üyelerinin sosyal ve ekonomik haklarını korumak yerine, belirli felsefi ve siyasi düşüncelerin arka bahçesi haline geldiğini vurgulayan Çakmak, bu durumun Türk memur sendikacılığının en büyük yumuşak karnı olduğunu belirtti. Günümüzde sendika üyeliğinin adeta bir siyasi tercih beyanına dönüştüğünü ifade eden başkan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ortaya çıkan ittifak modellerinin sendikaları tamamen işlevsizleştirdiğini, tepkileri zayıflatarak bu yapıları birer dilek ve şikayet kutusu seviyesine düşürdüğünü aktardı.

Yeni Nesil Atama Sistemi ve Kontenjan Sıkıntısı

Eğitim sisteminin güncel sorunlarına yönelik eleştirilerini sıralayan Süleyman Çakmak, öğretmen açığının kapatılması noktasında uygulanan yeni politikalara sert tepki gösterdi. Yeni yürürlüğe giren Akademi Giriş Sınavı (AGS) ve Milli Eğitim Akademileri üzerinden yürütülen sürecin yetersiz olduğunu belirten Çakmak, 2025 yılı için belirlenen 10 bin kişilik kontenjanın, ülkedeki devasa öğretmen açığını karşılamaktan çok uzak olduğunu söyledi. Adayların ancak 12 aylık bir eğitimin ardından 2027 yılında göreve başlayabileceğine işaret eden Çakmak, norm kadro ihtiyacının 100 bin civarında seyrettiği ülkemizde, bu açığın güvencesiz ve düşük ücretli "ücretli öğretmenlik" modeliyle kapatılmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Eğitimde Şiddet, Liyakat ve Ekonomik Beklentiler

Eğitim çalışanlarının can güvenliğinden ekonomik haklarına kadar geniş bir yelpazede taleplerini sıralayan Eğitim Gücü Sen Trabzon Şubesi, okullarda artan şiddet olaylarına karşı Türk Ceza Kanunu’nda acil düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan son saldırıların camiada derin izler bıraktığını ifade eden Çakmak; liyakatsiz proje okulu atamalarından vazgeçilmesini, özel okul öğretmenlerine taban maaş uygulanmasını ve yardımcı hizmetler sınıfının genel idari hizmetlere alınmasını talep etti. Ayrıca, başöğretmenlik ve seyyanen zamların emekliliğe yansıtılması durumunda emekliliği bekleyen 150 bin öğretmen önünün açılacağını, bunun da atama bekleyen 500 bin genç meslektaşları için büyük bir umut ışığı olacağını sözlerine ekledi.

Eğitim Gücü Sen Trabzon Yönetiminin Temel Çözüm Bildirgesi

Eğitim Gücü Sen Trabzon Şubesi Yönetim Kurulu, eğitim çalışanlarının kronikleşen sorunlarına yönelik hazırladığı acil önlemler bildirisini kamuoyuyla paylaştı. Bildiride, ellerinde diplomalarıyla atama bekleyen 500 bin öğretmen adayının mağduriyetini gidermek adına norm açığını kapatacak 100 bin acil atamanın yapılması gerektiği öncelikli madde olarak yer aldı. Okullardaki güvenlik krizinin sadece kapıdaki görevlilerle çözülemeyeceğini belirten yönetim, her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek şekilde psikolojik danışmanlık hizmetlerinin hakkıyla verilmesini ve ailelere yönelik seminerlerin başlatılmasını istiyor. Ekonomik iyileştirmeler kapsamında ise sene başı eğitim ödeneğinin yanı sıra 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde olmak üzere yılda iki kez maaş katsayısına bağlı ikramiye verilmesi ve ek ders ücretlerinin güncellenmesi gerektiği savunuluyor. Üniversitelerdeki kişiye özel, formalite kadro ilanlarının sonlandırılarak tamamen objektif liyakat ve bilimsel performansa dayalı bir sisteme geçilmesi gerektiği de bildirinin son önemli maddesini oluşturuyor.
Trabzon Meydanı'nda yükselen bu ses, eğitim çalışanlarının artık sadece vaat değil, sahada ve hukuki platformlarda somut adımlar görmek istediğini açıkça ortaya koyuyor. Siyasetten uzak, tamamen liyakat ve adalet odaklı bir sendikacılık anlayışıyla yola çıkan Eğitim Gücü Sen’in bu çıkışı hakkındaki düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşabilir, haberimizi sosyal medya hesaplarınızda yayarak eğitim camiasının sesine destek olabilirsiniz.