Mohebati, İran’da çok büyük bir cenaze töreni düzenlendiğini belirterek, “Milyonlarca insan bu törene katıldı. Yaklaşık 30 yıl önce İmam Hamaney'in vefatında da böyle büyük bir tören yapılmıştı. Şimdi de şehit olan liderimiz için İran’ın tüm şehirlerinden insanlar Tahran’a geldi. Kum’da da büyük bir katılım oldu. 10 milyondan fazla insanın bu törenlerde hazır bulunduğunu gördük” dedi.
Bu tablonun İran halkının liderine ve değerlerine bağlılığını gösterdiğini ifade eden Mohebati, “Bu tören gösterdi ki İmam Hamaney hayatında ortaya koyduğu amaçlar ve idealler hâlâ milletimizin kalbinde yaşıyor. Onun amacı hak yolunda olmak, hak yolunda dayanmak ve istikbar karşısında durmaktı. Bu yolda da şehit oldu” ifadelerini kullandı.
Mohebati, konuşmasında İmam Hüseyin’e de atıfta bulunarak, “Kendisini İmam Hüseyin Aleyhisselam’ın yolunda görüyoruz. O da zalimin ve istikbarın karşısında durdu. Ailesiyle birlikte, torunu, kızı ve damadıyla beraber bu yolda şehit oldular. Biz elbette çok üzüldük. Ancak hak yolunda dökülen kanın ümmetimize, milletimize ve bölgemizdeki ülkelere bir yol gösterdiğine inanıyoruz” diye konuştu.
Amerika ve İsrail’in de bu süreçte İran halkının kararlılığını gördüğünü belirten Mohebati, “Onlar da anladılar ki bu yolda canını feda etmeye hazır çok insan var. Bu ülkede ve bu bölgede kolay kolay kötü işler yapamayacaklarını gördüler” dedi.
Gazze’de yaşananlarla İran’da yaşanan saldırılar arasında benzerlik kuran Mohebati, “Gazze’de o kadar insanı katlettiler, evleri yerle bir ettiler. İran’da da aynı işleri yaptılar. İran’da altyapılarımızı, köprülerimizi, okullarımızı, üniversitelerimizi, ilaç merkezlerimizi, acil merkezlerimizi ve hastanelerimizi vurdular. Gazze’de ne yaptılarsa İran’da da onu yaptılar” ifadelerini kullandı.
İran’ın büyük bir ülke olduğunu ve saldırıların tüm boyutlarının dışarıdan tam olarak görülmediğini söyleyen Mohebati, “Tahran’da bazı binaları yıktılar. Şiraz’da, Tebriz’de ve başka şehirlerde de saldırılar oldu. Ama dünya şunu gördü: İran hak yolunda dimdik duracak. İran kolay kolay yıkılmaz. Bunu İran halkı da gösterdi” dedi.
“Trabzon’da kendimi hiçbir zaman yabancı hissetmedim”
Trabzon’daki görev sürecine de değinen Başkonsolos Mohebati, yaklaşık üç buçuk yıldır Trabzon’da görev yaptığını belirterek, şehirde çok iyi insanlarla bir arada olduğunu söyledi.
Mohebati, “Ben burada yaklaşık üç buçuk yıldır görev yapıyorum. Bu görev sürecinde çok iyi insanlarla beraber oldum. Kendimi hiçbir zaman tek başıma hissetmedim. İlk zamanlarda başka bir ülkede nasıl yaşayacağımı düşünüyordum. Ancak gün geçtikçe Trabzon’un benim kendi ülkem gibi olduğunu hissettim. Burada yabancı olmadığımı gördüm” dedi.
Trabzon insanının samimi ve misafirperver olduğunu dile getiren Mohebati, “Burada çok mihriban, muhabbetli insanlar gördüm. Elhamdülillah bize çok iyi davrandılar” ifadelerini kullandı.
Göreve başladığı dönemde Türkiye’de deprem felaketi yaşandığını hatırlatan Mohebati, İran olarak o dönemde üzüntülerini paylaştıklarını belirtti. Ardından İran’ın da zor dönemlerden geçtiğini söyleyen Mohebati, Türkiye’den gelen destek mesajlarına dikkat çekti.
Mohebati, “Benim görevim başladığında Türkiye’de deprem oldu. Biz de çok üzüldük ve o zaman mesajlarımızı verdik. Daha sonra İran iki kez savaş yaşadı. Geçen yıl 12 günlük savaş, bu yıl da 40 günlük savaş oldu. Bu süreçlerde Türkiye’deki arkadaşlarımız bize çok iyi davrandılar. Güzel mesajlar gönderdiler. Taziye defterimizi gelip imzaladılar ve programlarımıza katıldılar” dedi.
Trabzon’da düzenlenen anma programına ilişkin de konuşan Mohebati, “Bugün burada, İran’da yapılan cenaze töreni münasebetiyle bir program düzenledik. İranlı vatandaşlarımızdan birkaç kişi geldi. Türkiye’den dostlarımız, komşularımız, derneklerden ve partilerden bazı kişiler de programımıza katıldı. Çok iyi bir program oldu” ifadelerini kullandı.
“İran ile Türkiye iki kardeş ülkedir”
Mohebati, Türkiye ile İran arasındaki bağların güçlü olduğunu belirterek, iki ülkenin ortak değerlere sahip olduğunu vurguladı.
Başkonssolos Mohebati, “Bu program da gösterdi ki İran ile Türkiye iki kardeş ülkedir. İran ile Türkiye’nin ortak yönleri çoktur. Kültürümüz, dinimiz ve tarihimiz ortaktır. Bizi kimse ayıramaz. Kimse bu kardeşliği bozamaz. Bu kardeşlik tarih boyunca vardı ve bundan sonra da kalacaktır. Biz kardeş olduğumuz için çok mutluyuz” dedi.
İslam ümmetinin birlik içinde olması gerektiğini ifade eden Mohebati, “Arzumuz, ümmeti İslam’ın bir olması ve zalimlerin karşısında dayanmasıdır. Eğer İsrail durdurulmazsa gelecekte başka bir Müslüman ülkesine saldırabilir. Türkiye’ye de saldırabilir. Albayrak Hoca da söylemişti; eğer İran’a yaparlarsa Türkiye’ye de yaparlar. Bu nedenle teyakkuzda olmamız, birlikte çalışmamız ve birlik olmamız çok önemlidir” diye konuştu.
Mohebati, “Ümidimiz budur. Allah bize yardım edecektir. İnşallah iyi günlerde yaşayacağız” ifadelerini kullandı.
“Amerika ve İsrail’in amaçları bitmedi”
Haber Trabzon’un, İran Büyükelçisi’nin Trabzon ziyaretinden bir gün önce İran ile Amerika arasında ateşkes anlaşması yapıldığını hatırlatması ve bundan sonraki süreçte Amerika’nın Batı Asya’daki faaliyetlerine devam edip etmeyeceğini sorması üzerine Mohebati, dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Mohebati, “Bunu bilmemiz çok önemlidir; Amerika ve İsrail’in amaçları bitmedi. İsrail askerlerinin koltuğunda yer alan haritada bizim topraklarımız da işgal edilecek alanlar arasında gösteriliyordu. Bunlar hiçbir zaman amaçlarını değiştirmediler” dedi.
Savaş sürecinde İran’ın gücünün görüldüğünü belirten Mohebati, “Savaşta bizim gücümüzü gördüler. Bir iki gün içinde İran’ın biteceğini zannetmişlerdi. Ama bu olmadı. İran’da güç olduğunu gördüler” ifadelerini kullandı.
Mohebati, Türkiye, Pakistan ve diğer Müslüman ülkelerin birlik içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, “Eğer Türkiye’nin de kolay olmadığını, Pakistan’ın da kolay olmadığını bilirlerse ve bu ülkeler, Müslüman ülkeler, Arap ülkeleri onlara hizmet etmek yerine birlik olursa, İslam ümmetinin amaçlarını takip ederse, Amerika ve İsrail bu bölgede yeniden savaş açamaz” diye konuştu.
Ancak her ülkenin kendi başına hareket etmesi halinde yeni krizlerin yaşanabileceğini belirten Mohebati, “Eğer her ülke kendi başına giderse, Türkiye başka bir yola, İran başka bir yola, Pakistan başka bir yola giderse ve bazı Arap ülkeleri de onlarla kardeş olursa, belli ki onlar yeniden savaş başlatmak isteyeceklerdir” dedi.
Diplomatik görüşmelerin sürdüğünü ifade eden Mohebati, “Biz bunlarla konuştuk, konuşmalar devam edecek. Dışişleri Bakanımız ve Millet Meclisi Başkanımız bu görüşmeleri sürdürüyor. Liderimiz de böyle istemişti. Ama biz bunlara güvenmiyoruz. Her zaman başka bir yolla fitne çıkarmak isteyebilirler. Eğer fitne peşinde olduklarını bilirsek, geçen yıl olduğu gibi ya da son savaşta olduğu gibi karşılarında duracağız” açıklamasında bulundu.
“Trabzon’da herkesle kardeş gibi görüştük”
Haber Trabzon’un, “Üç buçuk yıllık Trabzon göreviniz oldu. Trabzon’da neler gördünüz, hoşunuza giden ve aklınızda ömür boyu kalacak anılarınız neler?” sorusunu yanıtlayan Mohebati, Trabzon’da kendisini hiçbir zaman yabancı hissetmediğini yineledi.
Mohebati, “Bunu daha önce de söyledim. Ben Trabzon’da kendimi hiçbir zaman yabancı hissetmedim. Bugünkü törenimizde de gördünüz; herkesle kardeş gibi görüştük, konuştuk. Burada çok mihriban ve iyi insanlar var” dedi.
Trabzon’u İstanbul gibi büyük şehirlerle kıyaslayan Mohebati, “Türkiye ile İran’ın çok ortak yönü olduğunu söyledim. Ancak İstanbul gibi kalabalık bir şehirde insanlarla kolay kolay konuşmak mümkün olmuyor. Trabzon’da ise bu çok kolay. Pazarda, sokakta, programlarda ve törenlerde insanlarla rahatça sohbet edebiliyorsunuz. Ben de birçok programa katıldım ve güzel konuşmalarımız oldu” ifadelerini kullandı.
Ailesiyle birlikte Trabzon’un köylerini de gezdiklerini belirten Mohebati, “Bazı köylere gittik, ailemle beraber gezdik. Oradaki insanları gördük. Kendimi kendi ülkemdeki bir köydeymiş gibi hissettim. Çok mihriban, çok muhabbetli insanlar gördüm. Bu bölgede mümin ve imanlı insanların daha çok olduğunu hissettim. Buradaki insanlar çok iyi insanlar. Bu benim için hatıra olarak kalacak” dedi.
“Ben de Trabzonspor’u destekliyorum”
Trabzonspor’a da değinen Mohebati, Trabzon halkının bordo-mavili kulübe olan bağlılığını yakından gördüğünü söyledi.
Mohebati, “Trabzonluların Trabzonspor’a çok büyük ilgisi olduğunu gördüm. Buna sebep ben de kendimi Trabzonspor’u destekleyen biri olarak hissediyorum. Nerede maç yaparlarsa ben de onları destekleyeceğim” ifadelerini kullandı.
“Trabzon gelişen bir şehir”
Mohebati, Trabzon’daki şehirleşme ve gelişim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Başkonssolos Mohebati, “Trabzon’da güzel gelişmeler gördüm. Elhamdülillah burada iyi başkanlarınız var. Ben bu üç yılda şehrin değiştiğini kendim gördüm. Sokaklar, caddeler ve köprüler bu süreçte daha iyi hale geldi. Bu da şehrin geliştiğini gösteriyor” dedi.
İlerleyen yıllarda Trabzon’un daha da değişeceğini düşündüğünü ifade eden Mohebati, “İki yıl ya da beş yıl sonra tekrar gelsem, bu sokakların ve caddelerin daha da değişmiş olduğunu görebilirim. Trabzon çok iyi bir şehir. İyi insanları var. Üretimi var. Burada üç üniversite bulunuyor. İranlılar da bu üniversitelerde çalışıyor ve eğitim görüyor. Trabzon’un geleceğinin çok iyi olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Mohebati, açıklamalarının sonunda Haber Trabzon’a teşekkür ederek, “Sizden de teşekkür ederim, sağ olun” dedi.