Rize’nin İyidere ilçesinde yapımı büyük ölçüde tamamlanan Lojistik Liman Projesi kapsamında yürütülen kamulaştırma süreci, bölgede yaşayan hak sahiplerinin tepkisini beraberinde getirdi. İyidere Birlik Platformu adı altında bir araya gelen vatandaşlar, yaşadıkları mağduriyetleri ve taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Hak sahipleri tarafından yapılan basın açıklamasında, projeye karşı olunmadığı özellikle vurgulanırken, mülkiyet haklarının korunacağı alternatif bir çözüm olarak kiralama modelinin değerlendirilmesi istendi. Sürecin mevcut haliyle devam etmesinin toplumsal huzursuzluğa yol açabileceği ifade edildi.
Hak Sahiplerinden Valilik Ziyareti
İyidere’de hak sahipleri tarafından oluşturulan ve yeni katılımlarla güçlenen komisyonun, kamulaştırma sürecinin başından bu yana yetkili kurumlarla temaslarını sürdürdüğü belirtildi. Bu kapsamda Rize Valisi Sayın İhsan Selim Baydaş’ın ziyaret edildiği ve yaşanan sorunların doğrudan iletildiği açıklandı.
Hak sahipleri, çözüm önerilerini yetkililerle paylaşarak sürecin daha adil ve sürdürülebilir bir zemine oturtulmasını talep ettiklerini ifade etti.
“Kamulaştırma Değil Kiralama” Talebi
Basın açıklamasında en dikkat çeken başlık, kamulaştırma yerine kiralama modelinin uygulanması oldu. Hak sahipleri, bu yöntemin hem devlet hem de bölge halkı açısından daha adil bir çözüm olacağını savundu.
Vatandaşlar, taleplerinin projeye karşı olmak değil; arazilerinin, evlerinin ve yaşam alanlarının mülkiyetini koruyacak bir modelin hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı. Kiralama modelinin, mülkiyet haklarını zedelemeden kamu yatırımlarının sürdürülmesine imkân tanıyacağı ifade edildi.
Bölgede Yaşanan Mağduriyetler Sıralandı
Hak sahipleri tarafından yapılan açıklamada, bölgede yaşanan mağduriyetler maddeler halinde paylaşıldı. Buna göre;
• Halihazırda kiraya verilmiş işletmelerin bulunduğu,
• Başka hiçbir yerde arazisi olmayan ailelerin yaşadığı,
• Gidecek başka bir konutu bulunmayan vatandaşların olduğu,
• Arazilerin büyük bölümünün aşırı hissedarlı olması nedeniyle sürecin karmaşıklaştığı,
• Çocuklar arasında devam eden tapu uyuşmazlıklarının bulunduğu,
• Buna karşın mülkiyeti net ve tek tapulu arazilerin de mevcut olduğu,
• Arazi rayiç bedellerinin gerçek değerlerin çok altında kaldığı,
• Hayvancılık ve besicilikle geçinen ailelerin alternatif yaşam alanlarının olmadığı
vurgulandı.
“Devletimizle Karşı Karşıya Gelmek İstemiyoruz”
Açıklamada, yol, demiryolu ve benzeri altyapı yatırımlarına karşı olunmadığı açıkça ifade edildi. Zorunlu kamulaştırmaların gerekliliğinin farkında olunduğu belirtilirken, liman sahası kapsamında zorunlu olmayan alanlarda alternatif güzergâhların ve kiralama modelinin ciddi şekilde değerlendirilmesi talep edildi.
Mevcut uygulamanın bölgede mülkiyet endişelerini artırdığı ve bu belirsizliğin zamanla toplumsal tepkiye dönüştüğü dile getirildi.
İyidere Birlik Platformu, sürecin daha fazla huzursuzluğa yol açmadan, diyalog ve karşılıklı anlayışla çözülmesini istediklerini vurguladı. Hak sahipleri, toprağını, evini ve geçim kaynağını kaybetmeden; devletle karşı karşıya gelmeden ortak bir çözüm üretilmesi çağrısında bulundu. Siz bu kamulaştırma süreciyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.