Şehir ve Kültür Akademisi etkinlikleri kapsamında 11 Aralık’ta Tarihi Hasan Paşa Hamamı’nda anlamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. Akademik bilgi ile kültürel hafızayı buluşturan programda Prof. Dr. Zühal Dinç Altun ve Doç. Dr. Salih Uçak, “Bir Sandık, Çok Hikâye” başlıklı söyleşiyle öğretmenlerle bir araya geldi. Etkinlikte, geçmişten günümüze uzanan kişisel ve toplumsal öyküler üzerinden kültürel mirasın önemi ele alındı.
Kültürel Hafızaya Yolculuk
Söyleşide bir “sandık” metaforu üzerinden yola çıkılarak, bireysel hatıraların toplumsal belleğe nasıl dönüştüğü anlatıldı. Prof. Dr. Zühal Dinç Altun, geçmişten kalan eşyaların yalnızca birer nesne değil, aynı zamanda yaşanmışlıkların taşıyıcısı olduğunu vurguladı. Sandıkların içinde saklanan anıların, kuşaklar arası bağ kurmada önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekildi.
Hikâyelerle Anlatılan Toplum
Doç. Dr. Salih Uçak ise hikâye anlatıcılığının eğitim ve kültür aktarımındaki yerine değindi. Uçak, kişisel öykülerin ortak bir hafızaya dönüşerek toplumsal kimliği beslediğini belirtti. Söyleşi boyunca öğretmenlerle interaktif bir diyalog kurularak, hikâyelerin eğitim süreçlerinde nasıl kullanılabileceği üzerine örnekler paylaşıldı.
Tarihi Mekânda Anlamlı Buluşma
Etkinliğin Tarihi Hasan Paşa Hamamı’nda gerçekleştirilmesi, söyleşinin ruhunu güçlendiren unsurlardan biri oldu. Tarihi mekânın atmosferi, geçmişle bugün arasında kurulan köprüyü somutlaştırırken, katılımcılar için unutulmaz bir deneyim sundu. Program, öğretmenlerin yoğun ilgisi ve katkılarıyla verimli bir şekilde tamamlandı.
Kültür ve Eğitim Bir Arada
Şehir ve Kültür Akademisi kapsamında düzenlenen bu tür etkinliklerin, kültürel miras bilincinin artırılmasına önemli katkı sunduğu ifade edildi. Katılımcılar, söyleşinin hem akademik hem de duygusal açıdan ilham verici olduğunu dile getirdi.
👉 Siz bu söyleşi hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilir, haberi paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.