Trabzon siyasi kulisleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan "mutlak butlan" krizinin artçı sarsıntılarıyla sallanmaya devam ediyor. İl yönetiminin mahkeme kararıyla değişmesi ve Mustafa Gültekin’in dün CHP Trabzon İl Başkanı olarak atanmasının yankıları sürerken, kent siyasetinin tanınmış isimlerinden Cüneyit Zorlu'dan zehir zemberek bir açıklama geldi. Partiden istifa ederek Yeni Parti saflarına katılan eski Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Zorlu, sosyal medya hesabı üzerinden Gültekin'e yönelik çok ağır eleştirilerde bulundu. Atama kararını "örgüt iradesinin yok sayılması" olarak nitelendiren Zorlu'nun sözleri, Trabzon siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Siyasette Karşılığın Yok, Örgüt Seni Tercih Etmedi
Cüneyit Zorlu’nun yayımladığı metinde en dikkat çeken kısımlardan biri, Mustafa Gültekin'in geçmiş siyasi kariyerine yönelik eleştiriler oldu. Yaklaşık 25 yıllık bir tanışıklıkları olduğunu belirten Zorlu, Gültekin’in Gümüşhane milletvekilliği adaylığı, Trabzon milletvekili aday adaylığı ve İnşaat Mühendisleri Odası başkanlığı gibi girişimlerinde başarısız olduğunu ifade etti. Yeni başkanın geçmişte de delegeler ve parti üyeleri tarafından tercih edilmediğini savunan Zorlu, siyasetin sadece kartvizit taşımakla yapılmayacağını vurguladı. Örgütten ve sokaktan uzak kalmakla suçlanan Gültekin'e yönelik "Parti binalarında yoksun, mahallelerde yoksun" ifadeleri, tepkinin kişiselden ziyade örgütsel bir tabana dayandığını gösteriyor.
Meydan Okuma: "Seni Dinleyecek 20 Gerçek CHP'li Bulamazsın"
Açıklamalarının dozunu giderek artıran Cüneyit Zorlu, Mustafa Gültekin’in Trabzon'da halk nezdinde bir siyasi karşılığı olmadığını iddia ederek açık bir meydan okumada bulundu. Atatürk Alanı'nda tek başına bir basın açıklaması yapması halinde kendisini dinlemeye gelecek 20 gerçek partili bile bulamayacağını öne süren Zorlu, yeni il başkanının yönetim kurulu oluşturacak kadroyu kurmakta dahi zorlanacağını iddia etti. Görevin kulislerle ve kapalı kapılar ardındaki hesaplarla alındığını savunan eski grup başkanvekili, CHP il başkanlığı makamının emekle kazanılması gerektiğinin altını çizdi. Bu sözler, atama kararına duyulan yerel öfkenin ve tabandaki ayrışmanın net bir özeti olarak yorumlandı.
Seçilmişlere Yönelik "Haddini Aşma" Uyarısı
Metnin son bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi "ata partileri ve baba ocakları" olarak tanımlayan Zorlu, partinin kurumsal kimliğine saygılı olduklarını ancak örgüt iradesini yok sayan anlayışla mücadele edeceklerini belirtti. Gültekin'i artık siyasi bir rakip olarak gördüklerini ilan eden Zorlu, son derece sert bir uyarıyla sözlerini noktaladı. Yeni atanan başkanı; seçilmiş belediye başkanlarına, cumhurbaşkanı adayına ve genel başkana laf atmaması konusunda uyaran Zorlu, Gültekin'in asıl mücadele etmesi gereken yerin mevcut iktidar ve ülkenin içinde bulunduğu durum olduğunu belirtti. "Cevabını çok ağır alırsın" şeklindeki çıkış, ilerleyen günlerde siyasi tansiyonun daha da yükseleceğinin sinyallerini verdi.
Cüneyit Zorlu'nun Açıklamasındaki Kritik Satır Başları:
Geçmiş Seçim Eleştirisi: Gültekin'in daha önceki siyasi ve meslek odası seçimlerindeki başarısızlıklarına atıf yapıldı.
Örgüt İradesi Vurgusu: Atamanın delege ve üye tercihiyle değil, kapalı kapılar ardındaki kulislerle yapıldığı savunuldu.
Temsil Gücü Tartışması: Yeni başkanın Trabzon özelinde siyasi ve toplumsal bir karşılığının olmadığı iddia edildi.
Siyasi Hedef Uyarıları: Gültekin'in hedefinin muhalefet liderleri değil, iktidar politikaları olması gerektiği hatırlatıldı.
Trabzon'da "mutlak butlan" sürecinin yarattığı siyasi bölünme, bu tarz karşılıklı sert açıklamalarla derinleşmeye devam ediyor. Yeni Parti çatısı altında örgütlenen isimler ile mahkeme süreciyle göreve gelen yeni CHP yönetimi arasındaki bu gerilimin, yerel siyasi dengeleri nasıl etkileyeceği ise büyük bir merak konusu. Önümüzdeki günlerde Mustafa Gültekin'in bu ağır iddialara nasıl bir yanıt vereceği kamuoyu tarafından dikkatle takip ediliyor. Sizce atamayla gelen yönetimler yerel siyasette kalıcı bir başarı sağlayabilir mi, Trabzon siyasetindeki bu sert kutuplaşma hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi ve yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın.