Trabzon’da Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen konferans, emekli amiral Türker Ertürk’ün çarpıcı değerlendirmelerine sahne oldu. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, “Çanakkale Deniz Zaferi, açılım süreci ve İran savaşı” başlıkları ele alındı. Ertürk, tarihsel süreçten günümüze uzanan analizleriyle dikkat çekerken, özellikle Türkiye’nin jeopolitik konumu, bölgesel gelişmeler ve dış politika üzerine yaptığı yorumlarla salondaki katılımcıların ilgisini çekti. Konuşmasında hem geçmişteki askeri mücadelelere hem de güncel siyasi gelişmelere değinen Ertürk, Türkiye’nin geleceğine dair önemli uyarılarda bulundu.
Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na Kritik Bağlantı
Türker Ertürk konuşmasında, Çanakkale Zaferi’nin sadece bir askeri başarı olmadığını vurgulayarak, Kurtuluş Savaşı’nın temelini oluşturduğunu ifade etti. Eğer Çanakkale’de direnilemeseydi, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini gerçekleştiremeyeceğini belirten Ertürk, özellikle Karadeniz üzerinden sağlanan lojistik desteğin hayati rol oynadığını söyledi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gözüm Sakarya’da, kulağım İnebolu’da” sözünü hatırlatan Ertürk, bu ifadenin cephe gerisindeki lojistiğin önemini açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. Ayrıca Alemdar Gemisi’nin taşıdığı mühimmat ve verdiği mücadelenin, Kurtuluş Savaşı açısından kritik bir destan olduğunu vurguladı. Çanakkale’de kazanılan moral ve askeri deneyimin, Kurtuluş Savaşı’na doğrudan katkı sağladığını da sözlerine ekledi.
“Açılım Süreci Dış Destekli Bir Proje”
Konferansta güncel siyasi gelişmelere de değinen Ertürk, “açılım süreci” hakkında sert eleştirilerde bulundu. Bu sürecin dış destekli olduğunu öne süren Ertürk, bölgenin yeniden şekillendirilmesine yönelik projelerin Türkiye üzerinde etkili olmaya çalıştığını savundu.
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Ertürk, Türkiye’nin Körfez ve Levant bölgesinde yürütülen politikaların merkezinde yer aldığını ifade etti. Bölgesel iş birliklerinin önemine vurgu yaparak, Atatürk dönemindeki Sadabad Paktı’nı örnek gösterdi. Ertürk, geçmişte bölge ülkeleriyle kurulan dengeli ilişkilerin bugün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İran Savaşı ve Bölgesel Güç Dengeleri
Türker Ertürk’ün en dikkat çeken başlıklarından biri ise İran üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. İran’ın uzun yıllardır dış baskılara karşı direndiğini ifade eden Ertürk, bu ülkenin diğer bölge ülkelerinden farklı bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ticaretindeki kritik rolüne dikkat çeken Ertürk, İran’ın askeri ve stratejik hazırlıklarının küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı. İran’ın asimetrik savaş kapasitesine sahip olduğunu belirten Ertürk, bu tür güçlerin uzun süre direndiğinde avantaj elde edebileceğini ifade etti.
Vietnam örneğini hatırlatan Ertürk, gerilla savaşlarının büyük güçler karşısında nasıl sonuçlar doğurabileceğini anlattı. Bu bağlamda, İran’ın direnme kapasitesinin küresel dengeleri etkileyebileceğini söyledi.
“Türkiye İçin Daha Zor Günler Kapıda”
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin geleceğine ilişkin uyarılarda bulunan Türker Ertürk, mevcut gelişmelerin iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin geçmişte zor süreçlerden geçtiğini belirten Ertürk, önümüzdeki dönemin daha da kritik olabileceğini dile getirdi.
Siyasi partilere de değinen Ertürk, demokrasinin ve hukuk devletinin önemine vurgu yaptı. Kendi siyasi görüşlerinden bağımsız olarak eleştiri yapılabileceğini belirten Ertürk, asıl bağlılığın Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine olması gerektiğini ifade etti.