Trend Haberler

Yunanlar Türbeyi Konser Salonuna Çevirdi! Cihat Yaycı'dan Sert Tepki

Yunanistan'ın Batı Trakya'daki Kütüklü Baba Tekkesi'nde düzenlenen konser tartışma yarattı. Prof. Dr. Cihat Yaycı, Lozan Antlaşması kapsamında dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Abone Ol

Yunanistan'ın Batı Trakya bölgesinde bulunan tarihi Kütüklü Baba Tekkesi ve Türbesi'nde festival kapsamında konser düzenlenmesi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İskeçe'nin Kerevizköy bölgesindeki tarihi Bektaşi tekkesinde gerçekleştirilen etkinlik, hem Batı Trakya Türk toplumunda hem de Türkiye'de farklı değerlendirmelere neden oldu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, söz konusu yapının yalnızca tarihi bir eser değil, halen ziyaret edilen aktif bir inanç merkezi olduğunu belirterek uygulamanın Lozan Antlaşması çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu. Tartışmaların odağında ise konserin kendisinden çok, etkinliğin düzenlendiği mekân yer aldı.

Kütüklü Baba Tekkesi'nde Festival Konseri Düzenlendi

Yunanistan'ın Doğu Makedonya-Trakya bölgesinde gerçekleştirilen Demokriteia 2026 Festivali kapsamında 29 Temmuz akşamı İskeçe'nin Kerevizköy bölgesindeki Kütüklü Baba Tekkesi ve Türbesi konser alanı olarak kullanıldı.

Abdera (Bulustra) Belediyesi ile Doğu Makedonya-Trakya Kültür Kurumu iş birliğiyle organize edilen etkinlikte Gümülcine Doğu Müziği Orkestrası sahne aldı. Festival tanıtımında program, "ilahi ile şarkı arasında, kutsal ile dünyevinin buluştuğu bir müzik yolculuğu" ifadeleriyle duyuruldu.

Etkinliğin ardından özellikle Batı Trakya Türklerinin dini ve kültürel mirasının korunmasına ilişkin yeni tartışmalar gündeme geldi.

Cihat Yaycı: "Burası Sadece Tarihi Bir Yapı Değil"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Cihat Yaycı, Kütüklü Baba Tekkesi'nin Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli Bektaşi dergâhlarından biri olduğunu belirtti.

Yaycı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"İskeçe'nin Selino köyü yakınlarında bulunan Kütüklü Baba Tekke ve Türbesi, Osmanlı döneminde kurulmuş, yüzyıllardır Batı Trakya Müslüman Türklerinin dinî ve kültürel hayatında önemli yere sahip bir dergahtır. Tekke ile birlikte bulunan türbe bugün de Müslümanlar tarafından ziyaret edilmekte; dualar edilmekte, adaklar adanmakta ve manevi bir ziyaretgah olarak kabul edilmektedir."

Yaycı, söz konusu yapının yalnızca taş duvarlardan oluşan tarihi bir eser olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:

"Burası yalnızca geçmişten kalmış tarihî bir eser değildir. Bugün de yaşayan bir dinî mekândır. Müslüman Türklerin sık sık ziyaret edip dua ettiği bir türbe ve tekkedir. Onun değeri yalnızca taş duvarlarından değil; temsil ettiği inançtan, tarihî hafızadan ve Batı Trakya Türklerinin ortak manevi kimliğinden kaynaklanmaktadır."

"Mesele Müzik Değil, Mekânın Tercih Edilmesi"

Prof. Dr. Cihat Yaycı, tartışmanın müzik etkinliğinin kendisinden ziyade konserin düzenlendiği yerle ilgili olduğunu ifade etti.

Yaycı değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi:

"Konserin tanıtım metninde 'kilise ilahileri', 'dua', 'maneviyat', 'hafıza' gibi kavramlardan söz edilirken, konser mekânı olarak bir Türk-İslam türbe ve tekkesinin tercih edilmiş olması üzerinde düşünülmelidir. Çünkü burada mesele müzik değildir. Mesele, hangi müziğin nerede icra edildiğidir."

Her toplumun kendi kültürel faaliyetlerini gerçekleştirme hakkına sahip olduğunu belirten Yaycı, aktif olarak ziyaret edilen kutsal bir mekânın festival konserine ev sahipliği yapmasının kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açmasının doğal olduğunu söyledi.

Lozan Antlaşması Vurgusu ve Hukuki Değerlendirme

Prof. Dr. Yaycı, Lozan Barış Antlaşması'nın 37 ile 45. maddelerinin Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı'nın dini ve kültürel haklarını güvence altına aldığını savundu.

Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bu koruma yalnızca bireylerin ibadet özgürlüğünü değil, vakıfları, dinî kurumları, kutsal mekânları ve kültürel mirası da kapsamaktadır. Yaşayan bir Bektaşi tekkesinin resmî festival programında konser alanı olarak kullanılması, Lozan'ın korumayı amaçladığı anlayış bakımından değerlendirilmelidir."

Yaycı ayrıca Türkiye'de zaman zaman kiliselerde konser düzenlendiği yönündeki karşılaştırmalara da değinerek, ibadete açık azınlık kiliseleri ile aktif olarak ziyaret edilen Kütüklü Baba Tekkesi'nin aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini savundu.

"Alkol Tüketildi mi?" Sorusu da Gündeme Geldi

Prof. Dr. Cihat Yaycı, konser sırasında veya sonrasında türbe ve tekke alanında alkol tüketilip tüketilmediğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.

Yaycı, buranın sıradan bir kültür alanı değil, halen Müslümanlar tarafından ziyaret edilen kutsal bir mekân olduğunu belirterek kamuoyunun bu konuda bilgilendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Ayrıca Heybeliada Ruhban Okulu ve Fener Rum Patrikhanesi konularının uluslararası platformlarda sıkça gündeme getirildiğini hatırlatan Yaycı, Batı Trakya'daki Türk-İslam dini mirasının korunmasına da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini savundu.