Trabzon'un Beşikdüzü ilçesi ve çevresindeki kırsal mahallelerde son dönemde artan ayı hareketliliği, vatandaşların güvenliği konusunda endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Arı kovanlarından tarım arazilerine, hayvan barınaklarından yayla evlerine kadar birçok noktada zarar meydana geldiğini belirten Avukat Ozan Karagöz, konunun resmi kayıt altına alınması amacıyla Beşikdüzü İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne idari başvuruda bulundu. Hazırlanan dilekçede, bölgede bilimsel envanter çalışmaları yapılması, ayı popülasyonunun incelenmesi ve gerekli idari tedbirlerin gecikmeden uygulanması talep edildi. Karagöz, yaşanan sorunun yalnızca ekonomik zararlarla sınırlı kalmadığını, gerekli önlemler alınmadığı takdirde insan hayatını da tehdit edebilecek bir noktaya ulaşabileceğini ifade etti.
"Ayı Sorunu Her Geçen Gün Daha Da Büyüyor"
Konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapan Avukat Ozan Karagöz, Beşikdüzü ve çevre ilçelerde ayı görülme sıklığının belirgin şekilde arttığını belirtti. Açıklamasında, arı kovanlarının parçalandığını, küçükbaş ve büyükbaş hayvanların telef olduğunu, bahçe ve tarım ürünlerinin zarar gördüğünü, bazı yayla ve köy evlerinde de maddi hasar oluştuğunu ifade etti.
Karagöz, bugün yaşanan zararların büyük bölümünün maddi boyutta olduğunu ancak sürecin bu şekilde devam etmesi halinde yaralanma ya da can kaybının öngörülebilir bir risk haline gelebileceğini söyledi.
"Bugün yaşanan zararlar çoğunlukla maddi boyuttadır. Ancak gerekli tedbirler zamanında alınmazsa yaralanma veya can kaybı yaşanması ciddi ve öngörülebilir bir tehlikedir."
Açıklamada özellikle kırsal mahallelerde yaşayan yaşlıların, kadınların, çocukların, çobanların, arıcıların ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların büyük endişe içinde olduğu vurgulandı.
Bilimsel Araştırma ve Risk Haritası Talep Edildi
Karagöz, Trabzon genelinde ayı popülasyonunun mevcut durumunun bilimsel yöntemlerle ortaya konulması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Trabzon genelinde; ayı popülasyonunun artıp artmadığı, ayıların neden yerleşim alanlarına yöneldiği, hangi köy ve yaylaların yüksek risk taşıdığı ve ayıların kullandığı geçiş güzergâhları bilimsel yöntemlerle araştırılmalı ve elde edilen sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır."
Açıklamada ayrıca Av ve Yaban Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 54. maddesi kapsamında mahallinde inceleme yapılarak bilimsel rapor hazırlanması ve gerekli idari tedbirlerin alınması çağrısında bulunuldu.
Karagöz, kamu kurumlarının görevinin olay yaşandıktan sonra açıklama yapmak değil, oluşabilecek riskleri önceden tespit ederek önleyici tedbirler almak olduğunu ifade etti.
"Vatandaşlar Bilgilendirilmeli, Riskli Bölgeler İlan Edilmeli"
Açıklamada yalnızca idari tedbirlerin değil, vatandaşların bilinçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığı belirtildi.
Karagöz şu ifadeleri kullandı:
"Vatandaşlarımız; ayıyla karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiği, hangi kurumlara başvurabilecekleri, kovanları ve hayvan barınaklarını nasıl koruyabilecekleri, meydana gelen zararları nasıl belgeleyecekleri konularında etkin ve düzenli biçimde bilgilendirilmelidir."
Ayrıca ayı hareketliliğinin yoğun olduğu bölgelerin ilan edilmesi, muhtarlıklar aracılığıyla vatandaşlara düzenli uyarılar yapılması ve riskli yayla ile köy yollarına ikaz levhaları yerleştirilmesi gerektiği de ifade edildi.
Karagöz, kamu kurumlarının uzun süre sessiz kalmasının vatandaşları kontrolsüz yöntemlere yöneltebileceği uyarısında da bulundu.
"Kamu kurumlarının sessiz kalması, vatandaşları kontrolsüz silah kullanımı, tuzak kurulması veya benzeri tehlikeli yöntemlere yöneltebilir. Böyle bir tablo hem insanların güvenliği hem de yaban hayatının korunması bakımından çok daha ağır sonuçlara neden olacaktır."
Beşikdüzü Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne Resmi Başvuru Yapıldı
Karagöz tarafından hazırlanan dilekçe, Trabzon Beşikdüzü İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne sunuldu.
Başvuruda özetle şu talepler yer aldı:
- Beşikdüzü'nde ayı popülasyonuna ilişkin bilimsel envanter ve saha çalışması yapılması,
- Yerleşim alanlarına inen ayılarla ilgili bilimsel rapor hazırlanması,
- Mevzuat kapsamında zararlı yaban hayvanı tespit sürecinin işletilmesi,
- Gerekli idari mücadele ve popülasyon yönetimi uygulamalarının başlatılması.
Dilekçede ayrıca bölgede tarım, arıcılık ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların can ve mal güvenliğinin ciddi şekilde tehdit altında olduğu belirtilerek, idarenin gerekli çalışmaları gecikmeden başlatması talep edildi.
Karagöz açıklamasının sonunda, yalnızca sosyal medya paylaşımlarının yeterli olmayacağını belirterek vatandaşlara ve muhtarlıklara da çağrıda bulundu.
"Sorunun resmi kayıtlara geçmesi ve kamu kurumlarının harekete geçirilmesi için vatandaşlarımızın bireysel olarak; muhtarlıklarımızın ise toplu, somut ve belgeli başvurular yapması gerekmektedir."
Beşikdüzü'nde artan ayı hareketliliğiyle ilgili yapılacak resmi incelemelerin ve kamu kurumlarının atacağı adımların bölgedeki vatandaşlar tarafından yakından takip edildiği belirtilirken, konuyla ilgili gelişmeleri siz de Haber Trabzon üzerinden takip edebilirsiniz.