6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan büyük depremlerin üzerinden üç yıl geçti. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca kişinin hayatının değiştiği felaketin yıl dönümünde açıklama yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Trabzon Şube Başkanı Metin Serdar, depremin yarattığı yıkımın yalnızca doğal bir afet olmadığını vurguladı. Serdar, ihmaller, denetimsizlik ve kamusal hizmetlerin zayıflatılmasının felaketin boyutunu büyüttüğünü belirterek, deprem gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, deprem sonrası yaşanan sosyal ve ekonomik sorunlara da dikkat çekildi.
“Deprem Değil, İhmal Öldürdü” Vurgusu
SES Trabzon Şube Başkanı Metin Serdar, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan kayıpların büyüklüğüne dikkat çekti. Resmî verilere göre 53 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini, yüz binlerce kişinin yaralandığını hatırlatan Serdar, gerçek tabloyun açıklanan rakamların ötesinde olduğunu savundu. Depremin doğal bir olay olduğunu ancak yıkımın boyutunun siyasal ve yönetsel tercihlerin sonucu olduğunu ifade eden Serdar, rant odaklı kentleşme, denetimsizlik ve cezasızlık politikalarının felaketin ağırlaşmasına neden olduğunu söyledi. Açıklamada, deprem sonrası milyonlarca kişinin barınma ve geçim sorunu yaşadığına da vurgu yapıldı.
Deprem Bölgesinde Yaşam Mücadelesi Sürüyor
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölgedeki sorunların devam ettiğini belirten Serdar, yüz binlerce kişinin hâlâ güvencesiz koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti. Geçici olarak kurulan konteyner kentlerin kalıcı hale geldiğini, temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi. Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin yeterli seviyeye ulaşmadığını belirten Serdar, özellikle çocuk yoksulluğu ve kadın emekçilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. Deprem sonrası göç etmek zorunda kalan milyonlarca insanın yaşam koşullarının hâlâ belirsizliğini koruduğu ifade edildi.
Deprem Politikaları ve Talepler
Metin Serdar, afetlere hazırlığın kamusal sorumluluk olduğuna vurgu yaparak, deprem gerçeğiyle bilimsel ve planlı şekilde yüzleşilmesi gerektiğini söyledi. Kamu binalarının bağımsız ve bilimsel ölçütlerle denetlenmesi gerektiğini belirten Serdar, deprem risk raporlarının kamu tarafından sağlanması ve güvenli barınma hakkının herkes için güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Açıklamada ayrıca, deprem vergilerinin şeffaf şekilde kullanılması, imar aflarının kaldırılması ve bilim çevrelerinin katılımıyla kapsamlı bir Deprem Kanunu hazırlanması çağrısında bulunuldu.
6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yapılan açıklamalar, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Siz de bu konuda düşüncelerinizi paylaşarak tartışmaya katkı sunabilirsiniz.