Trabzon Haber

Trabzon'dan 'Kriterleri Karşılamayan Hukuk Fakülteleri Kapatılsın' Çağrısı

Trabzon Barosu Başkanı Hakan Orhan, 2026-2027 Adli Yılı açılışında konuştu. Hukukun üstünlüğü, tutuklama kararları ve savunma hakkı vurgusu haberimizde.

Abone Ol

Trabzon Barosu’nun 2026-2027 Adli Yılı Açılış Programı, kentin simge noktalarından biri olan Meydan Parkı'nda düzenlenen geniş katılımlı törenle gerçekleştirildi. Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla basın mensuplarının ve hukukçuların huzurunda kürsüye çıkan Trabzon Barosu Başkanı Av. Hakan Orhan, adalet sisteminin mevcut durumu, yargı bağımsızlığı ve savunma makamının karşı karşıya kaldığı zorluklara dair oldukça sert ve net mesajlar verdi. Hukuk devletinin işleyişinde yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Orhan, adalete olan güvenin tesis edilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini savundu. Konuşmasında hem yargı mensuplarına hem de yetkililere çağrıda bulunan Baro Başkanı, savunmanın ekonomik ve mesleki özgürlüğünün önemine değindi.

"Yargı Kararlarının Uygulanmadığı Bir Sistemde Adalete Güven Olmaz"

Meydan Parkı'ndaki törende adalet mekanizmasının işleyişine vurgu yapan Trabzon Barosu Başkanı Av. Hakan Orhan, hukuki öngörülebilirliğin zayıflamasının toplum üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdi. Kamu gücünü kullanan herkesin Anayasa ile sınırlı olduğunu hatırlatan Orhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hukuk devletinde hiç kimse hukukun üstünde değildir. Kamu gücünü kullananların da yargının da temel sınırı Anayasa ve hukuktur. Yargı kararlarının uygulanmadığı, hukuki öngörülebilirliğin zayıfladığı ve benzer olaylarda farklı uygulamaların ortaya çıktığı bir sistemde toplumun adalete duyduğu güvenin korunması mümkün değildir. Güveni yeniden tesis etmenin yolu yeni kanunlar çıkarmaktan önce mevcut Anayasa'nın, kanunların ve kesinleşmiş yargı kararlarının eksiksiz uygulanmasından geçmektedir."

"Tutuklama Bir Cezalandırma Aracı Olarak Kullanılamaz"

Yargı sistemindeki en kritik sorunlardan birinin tutuklama tedbirinin uygulanış biçimi olduğunu belirten Av. Hakan Orhan, masumiyet karinesinin zedelenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Yargı organlarının hiçbir baskı altında kalmadan hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Orhan, şu açıklamalarda bulundu:

"Tutuklama bir ceza değildir. İstisnai olması gereken bu tedbirin cezalandırma aracı olarak algılanmasına yol açan uygulamalar, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını ve masumiyet karinesini zedelemektedir. Yargının görevi kamuoyunun, siyasetin veya herhangi bir gücün beklentilerine göre değil; yalnızca hukuk kurallarına ve dosyadaki delillere göre karar vermektir."

"Kriterleri Karşılamayan Hukuk Fakülteleri Kapatılmalıdır"

Konuşmasında savunma makamının ekonomik bağımsızlığı ve hukuk eğitiminin kalitesine de geniş yer ayıran Baro Başkanı Orhan, niteliksiz eğitim veren kurumların faaliyetlerine son verilmesini istedi. Avukatlık mesleğinin geleceği için reform çağrısında bulunan Orhan, şu ifadeleri kullandı:

"Avukatın ekonomik bağımsızlığı, savunmanın bağımsızlığının da şartıdır. Yeterli akademik kadroya, fiziki altyapıya ve gerekli eğitim standartlarına sahip olmayan, belirlenen asgari nitelik kriterlerini karşılayamayan mevcut hukuk fakültelerinin faaliyetlerine son verilmelidir. Bizim talebimiz ayrıcalık değil, hukuktur."