Yeni eğitim ve öğretim yılına sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler genelgesi, eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Ülke genelinde uygulama birliği sağlamak ve okul güvenliğini artırmak amacıyla hazırlandığı belirtilen genelgeye yönelik ilk net ve sert muhalefet, Türk Eğitim-Sen Trabzon Şubesi'nden geldi. Şube Başkanı Coşkun Dilber imzasıyla yayımlanan kapsamlı basın açıklamasında, yayımlanan genelgedeki bazı maddelerin sanki yeni bir uygulama varmış gibi sunulduğu ifade edilerek gerçek gündemlerin göz ardı edildiği savunuldu. Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının yıllardır çözüm bekleyen temel ekonomik, özlük ve idari sorunları dururken, kılık kıyafet ve önlük gibi detayların öne çıkarılmasına tepki gösterildi.
Gerçek Gündemler Göz Ardı Ediliyor, Mülakat Kaldırılmalı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı genelgenin içeriğini eleştiren Türk Eğitim-Sen, okulların açılma hazırlıklarının yapıldığı bu hassas dönemde gereksiz tartışmalarla asıl sorunların üstünün örtüldüğünü belirtti. Açıklamada, "Eğitimin paydaşları memnun olmadan eğitimde yol alamayız" denilerek öğretmenlerin ve diğer çalışanların beklentilerinin karşılanmasının şart olduğu vurgulandı. Özellikle görevde yükselmelerde kariyer, liyakat ve devlete sadakatin esas alınması gerektiği belirtilerek, mülakat sisteminin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca adaletsizliği tetiklediği öne sürülen proje okulları uygulamasından vazgeçilmesi ve eğitim öğretim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına birer maaş düzeyinde ödenmesi talep edildi.
CİMER Şikayetleri ve Öğretmen İtibarı Yeniden Tesis Edilmeli
Eğitimcilerin omuzlarındaki angarya yüklerin kaldırılması gerektiğini belirten sendika, okul ve sınıf hakimiyetinin doğrudan öğretmenlere verilmesini ve veli baskısının son bulmasını istedi. Öğretmenler üzerinde bir mobbing ve baskı aracına dönüşen CİMER şikayetlerinin kontrol altına alınması gerektiği vurgulanan açıklamada, güvenliğin sadece polisiye tedbirlerle sağlanamayacağına dikkat çekildi. Toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alarak öğretmenin itibarını ve saygınlığını yeniden tesis etmesi gerektiği ifade edildi. Maaşların okul esaslı belirlenerek büyük şehirlerdeki yığılmaların önlenmesi ve tüm eğitimcilerin tek tip kadrolu çalışan statüsünde istihdam edilmesi gerektiği kaydedildi.
Önlük Dayatması Gündem Değiştirme Çabasıdır
Genelgede yer alan kılık kıyafet ve öğretmenlerin önlük giymesi yönündeki yaklaşımları da eleştiren Türk Eğitim-Sen, bu adımı bir gündem değiştirme çabası olarak değerlendirdi. Onlarca çocuğun eğitimini ve geleceğini emanet ettikleri öğretmenlerin önlük giyip giymemeye kendilerinin karar vermesi gerektiğini belirten Coşkun Dilber, "Bakanlık; eğitimciler için, eğitimin daha kaliteli hale gelmesi için önlükten başlamasın!" ifadelerini kullandı. Maaşların artırılması, ek ders ücretlerinin iyileştirilmesi, birden fazla nöbete ücret ödenmesi ve kariyer basamakları tazminatlarının emekliliğe yansıtılması gibi acil çözüm bekleyen konuların öncelik olması gerektiği yinelendi.