Turan Ülküsü’nden Gazetecilere Anlamlı Kutlama
Turan Ülküsü’nden Gazetecilere Anlamlı Kutlama
İçeriği Görüntüle


TRABZON’da devam eden bir ceza dosyası, infaz hukukundaki kritik bir değerlendirme hatasının bir insanın hayatından yıllar çalabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı. İki çocuk babası Yakup Taşkın hakkında verilen toplam 40 aylık hapis cezasının, denetimli serbestlik süresiyle ilgili yanlış yorumlanan bir zamanlama nedeniyle hukuka aykırı olduğu öne sürülüyor. Dosyada yer alan resmi belgelere rağmen davanın düşmesi gerekirken cezalandırma yoluna gidildiği iddiası, “adalet çığlığı” olarak kamuoyuna yansıyor. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle hukuki süreci yeterince takip edemediğini belirten Taşkın ve ailesi, infazın durdurulmasını ve dosyanın yeniden ele alınmasını istiyor.

Denetimli Serbestlik Tartışması Dosyanın Merkezinde

Yakup Taşkın’ın yargılandığı dosyada temel uyuşmazlık, suç tarihlerinin denetimli serbestlik süresi içinde olup olmadığı noktasında yoğunlaşıyor. Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesi, kararında söz konusu suçların denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlenmediğini belirterek cezaya hükmetti. Ancak dosyada bulunan resmi kayıtların, suçların doğrudan denetim süreci içinde işlendiğini gösterdiği ifade ediliyor.

Bu çelişki, infaz hukuku açısından son derece kritik bir sonuç doğuruyor. Çünkü yapılacak küçük bir tarih hatası, sanığın aylarca hatta yıllarca haksız yere cezaevinde kalmasına neden olabiliyor. Yakup Taşkın dosyasında da tam olarak bu durumun yaşandığı ileri sürülüyor.

TCK 191/5 Açık: Dava Düşmeliydi İddiası

Hukukçuların dikkat çektiği nokta ise Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi. Bu maddeye göre, denetimli serbestlik veya erteleme süresi içerisinde işlenen fiiller, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamıyor. Kanun, bu durumda mahkemenin davanın düşmesine karar vermesini emrediyor.

Yakup Taşkın’ın avukat tutacak maddi gücünün bulunmaması nedeniyle bu teknik ama hayati ayrıntının mahkeme aşamasında yeterince dile getirilemediği belirtiliyor. Bu durumun, sanık aleyhine telafisi güç sonuçlar doğurduğu ve lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığı savunuluyor.

Bir Babanın, Bir Öğrencinin Kaybolan Yılları

2013 yılından bu yana ceza infaz süreciyle karşı karşıya kalan Yakup Taşkın, cezaevindeyken üniversite eğitimine devam eden bir hükümlü. Aynı zamanda evli ve iki çocuk babası olan Taşkın, ailesinden ve eğitiminden koparılmamak için adaletin doğru uygulanmasını bekliyor.

Taşkın, Yargıtay’ın bozma ilamında yer alan gerekçelerin yerel mahkeme tarafından hatalı yorumlandığını ve bu hatanın bedelini kendisinin ödediğini ifade ediyor. Ailesi ise, “Bir yanlış tarih değerlendirmesi yüzünden yıllarımız elimizden alınıyor” diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.

Yetkililere Çağrı: İnfaz Acilen Durdurulmalı

Dosya kapsamında hazırlanan dilekçelerde, mahkemenin “suç denetim süresi dışında işlendi” tespitinin belgelerle açıkça çeliştiği vurgulanıyor. Talebin özünde ise şu çağrı yer alıyor:
• Lehe olan kanun hükümleri uygulanmalı
• Hukuki hata düzeltilmeli
• İnfaz derhal durdurulmalı

Yakup Taşkın ve ailesi, 40 ay fazladan hapis yatmamak için dosyanın yeniden incelenmesini ve adaletin gecikmeden tecelli etmesini istiyor. Siz de bu konuda ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşarak tartışmaya katkı sunabilirsiniz.