Yaklaşık üç buçuk yıldır İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu olarak görev yapan Naser Mohebati, görev süresinin sona ermesiyle birlikte Trabzon'a veda etti. Dışişleri Bakanlığı'ndaki görevine devam etmek üzere Tahran'a dönen Mohebati, yayımladığı veda mesajında hem görev süresini değerlendirdi hem de Trabzon halkına teşekkür etti. Bölgesel gelişmelere de değinen Mohebati, görev yaptığı dönemin Batı Asya açısından zorlu süreçlere sahne olduğunu belirtti. Trabzon'da edindiği dostlukların kendisi için unutulmaz olduğunu ifade eden İranlı diplomatın açıklamaları dikkat çekti.
"Trabzon'dan Unutulmaz Hatıralarla Ayrılıyorum"
Yaklaşık 3,5 yıl boyunca Trabzon'da görev yapan İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, yayımladığı mesajın girişinde görev süresinin sona erdiğini şu sözlerle duyurdu:
"Yaklaşık üç buçuk yıl boyunca İran İslam Cumhuriyeti'nin Trabzon Başkonsolosu olarak görev yaptıktan sonra, Dışişleri Bakanlığındaki görevime devam etmek üzere Tahran'a hareket ediyorum."
Görev yaptığı dönemin yalnızca diplomatik temaslardan ibaret olmadığını ifade eden Mohebati, Trabzon'da bulunduğu süre boyunca iki ülke arasındaki dostane ilişkileri yakından gözlemleme fırsatı bulduğunu belirtti.
Veda mesajında Trabzon'un kendisinde ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Mohebati, şu ifadeleri kullandı:
"Trabzon'daki görev sürem boyunca, komşu ve Müslüman iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin derinliğini, kardeş iki ülkenin tarihî ve kültürel ortaklıklarını yakından hissetme imkânı buldum ve Trabzon'dan unutulmaz hatıralarla ayrılıyorum."
Görev Sürecindeki Bölgesel Gelişmelere Dikkat Çekti
Naser Mohebati, mesajında görev yaptığı dönemde Batı Asya'da yaşanan gelişmelere de geniş yer verdi. Kahramanmaraş merkezli depremlerden Gazze'deki gelişmelere kadar birçok olayı hatırlatan Mohebati, bu sürecin hafızalarda derin izler bıraktığını belirtti.
Mohebati mesajında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Hatırlatmak isterim ki, bu süre zarfında Batı Asya bölgesi pek çok acı olaya sahne olmuştur. Türkiye'nin güneyinde meydana gelen ve büyük üzüntüye yol açan Kahramanmaraş depremi; Siyonist rejimin Filistin ve Lübnan'a yönelik vahşi saldırıları ile Gazze'de işlediği insanlık dışı suçlar; İsmail Heniyye, Seyyid Hasan Nasrallah ve Direniş Cephesi'nin diğer komutanlarına yönelik alçakça suikastlar..."
Açıklamasında ayrıca İran'a yönelik saldırılardan ve hayatını kaybeden siviller ile bilim insanlarından da söz eden Mohebati, yaşananların görev süresi boyunca unutulmayacak hadiseler arasında yer aldığını ifade etti.
"Trabzon Halkının Misafirperverliğini Daima Hatırlayacağım"
Veda mesajının son bölümünde Trabzon halkına özel bir teşekkür eden Mohebati, Türkiye'de bulunduğu süre boyunca gördüğü ilgi ve misafirperverliği unutmayacağını söyledi.
Mesajında şu ifadeler yer aldı:
"Bu vesileyle, zatıalinize, Türkiye Cumhuriyeti'nin saygıdeğer üst düzey yetkililerine ve aziz milletine, özellikle Trabzon ile Karadeniz'in kuzeydoğu bölgesinde yaşayan değerli ve misafirperver halkına en içten teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum."
Trabzon'da hiçbir zaman kendisini yabancı hissetmediğini dile getiren Mohebati, mesajını şu cümlelerle tamamladı:
"Bu güzel ülkenin insanlarının göstermiş olduğu samimiyet ve içtenlik öylesine derindi ki, hiçbir zaman kendimi yabancı hissetmedim. Nerede olursam olayım, bu sıcak dostluğu ve içten misafirperverliği daima güzel duygularla hatırlayacağım."




