Trabzon Şehir Hastanesi inşaatı, zemin güvenliği ve bölgedeki fay hatları üzerindeki tartışmalarla yeniden Türkiye’nin gündemine oturdu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun "Risk yok, 4 bin 800 fore kazık ve izolatörlerle yapı korunuyor" şeklindeki açıklamalarına, bölgeyi yakından tanıyan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan bilimsel bir itiraz geldi. Bektaş, sadece depremin değil, "asismik creep" olarak adlandırılan sinsi zemin hareketlerinin projeyi tehdit ettiğini belirterek, son aylardaki ürkütücü ölçüm sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Karadeniz Sahil Fayında Sinsi Hareketlilik
Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon Şehir Hastanesi’nin bulunduğu bölgedeki tektonik hareketliliğin sanılandan daha karmaşık olduğunu ifade etti. Bakan Uraloğlu’na hitaben yaptığı açıklamada Bektaş, yapının durağan bir zeminde olmadığını savundu. Özellikle Karadeniz Sahil Fayının "çöken bloğu" üzerinde yer alan hastane arazisinin, deprem olmasa bile "asismik creep" yani sinsi bir kayma içinde olduğunu belirtti. Bilimsel verilere göre bu tür kaymalar, yapının altındaki bloğun bir bütün olarak hareket etmesine neden oluyor ve bu durum klasik mühendislik önlemlerini etkisiz kılabiliyor.

Kayma Hızı Şubat Ayında 19 Milimetreye Çıktı
Haberin en çarpıcı kısmını ise Bektaş’ın paylaştığı InSAR ve GNSS uydu verileri oluşturdu. Verilere göre fay hattındaki hareketlilik son aylarda ciddi bir ivme kazanmış durumda. Bektaş, "InSAR ve GNSS verileri, fayın aylık kayma hızının Aralık 2025'te 2 mm; Ocak ayındaki 3,6 büyüklüğündeki depremle tetiklenerek 12 mm’ye; Şubat ayında ise tektonik ivmelenme ile 19 mm’ye ulaştığını gösteriyor" dedi. Bu veriler, zemindeki hareketin durağanlaşmak yerine her geçen ay daha da hızlandığını ve yapı güvenliği için yeni bir risk tablosu oluşturduğunu kanıtlıyor.
Fore Kazıklar Kaymayı Durdurmaya Yetmiyor
Mühendislik açısından konuya "teknik şerh" koyan Prof. Dr. Bektaş, hastane inşaatında kullanılan binlerce fore kazığın işlevi hakkında da kritik bir uyarıda bulundu. Kazıkların yapıyı sadece kendi oturduğu blok üzerinde koruyabileceğini söyleyen Bektaş, "Kazıklar oturduğu 'tektonik bloğun' denize doğru kaymasını durduramaz. Kazıklar, kayan bir kütle içinde hapsolmuş durumdadır" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hastane binası ne kadar sağlam yapılırsa yapılsın, üzerinde bulunduğu devasa kara kütlesinin hareket etmesi halinde yapının ciddi hasar alabileceği anlamına geliyor.




