Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin İddialar göre son yıllarda gerçekleştirdiği yapım ve hizmet ihaleleri, kamuoyunda ve sektör temsilcileri arasında ciddi soru işaretleri doğuruyor. İhale verileri incelendiğinde, birçok ihalenin yalnızca bir ya da iki firmanın katılımıyla sonuçlandığı görülüyor. Türkiye’nin farklı büyükşehirlerinde benzer nitelikteki ihalelere çok sayıda firma teklif verirken, Trabzon’daki düşük katılım dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tablonun serbest piyasa koşullarından uzak bir ihale ortamına işaret ettiğini belirtiyor. Rekabetin zayıflaması ise kamu kaynaklarının etkin kullanılıp kullanılmadığı tartışmasını beraberinde getiriyor.

İhalelerde Katılım Neden Bu Kadar Düşük?

Çelik Oto Bariyer işini yapan AK Zemin Mühendislik ve diğer Sektör temsilcilerine göre Trabzon Büyükşehir Belediyesi ihalelerinde yaşanan en temel sorunlardan biri, öngörülebilirliğin giderek azalması. İhale şartnamelerinin teknik olarak ağır olması, ödeme süreçlerine ilişkin netlik bulunmaması ve geçmiş deneyimler, birçok firmanın ihalelere mesafeli yaklaşmasına neden oluyor. Türkiye genelinde benzer işler için onlarca teklif alınırken, Trabzon’daki ihalelerin büyük bölümünde rekabetin fiilen oluşmadığı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu durumun sadece sayısal bir veri olmadığını, piyasa güveninin zayıfladığına dair güçlü bir gösterge olduğunu vurguluyor.

Kırımlar Sembolik Kaldı, Tasarruf Gerçekleşmedi

İddiada rekabetin düşük olduğu ihalelerde tenzilat oranlarının da dikkat çekici biçimde sınırlı kaldığı görülüyor. Birçok büyükşehir belediyesinde ihaleler ortalama yüzde 30–40 indirimle sonuçlanırken, Trabzon’da bu oranların yüzde 1–2 seviyesinde kalması eleştirilere yol açıyor. Ekonomistler, düşük kırımların kamu bütçesi açısından ciddi bir tasarruf kaybı anlamına geldiğini belirtiyor. Rekabet ortamı oluşmadığında işlerin piyasa fiyatlarının üzerinde bedellerle tamamlandığı, ortaya çıkan farkın ise dolaylı olarak Trabzon halkının cebinden çıktığı ifade ediliyor.

Ödeme Gecikmeleri Firmaları Zorluyor

İhalelere katılan yüklenici firmaların en sık dile getirdiği sorunların başında hakediş ödemelerindeki gecikmeler geliyor. Firmalar, aylarca ödeme alamadıklarını, net bir ödeme takvimi bulunmadığını ve işleri büyük ölçüde kendi öz kaynaklarıyla finanse etmek zorunda kaldıklarını söylüyor. Bu durum, firmaların banka kredilerine yönelmesine ve ciddi faiz yükü altına girmesine neden oluyor. Sektör temsilcileri, bu yapının belediye açısından fiilî bir “örtülü finansman modeli” oluşturduğunu, yüklenicilerin kaynaklarının adeta faizsiz kredi gibi kullanıldığını savunuyor.

“Bir Kere Girdik, Bir Daha Girmeyiz”

Görüşülen bazı iş insanları, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ihalelerine ilişkin deneyimlerini oldukça net ifadelerle dile getiriyor. “Bu şartlarda bu ihalelere girmek mümkün değil. Bir kere girdik, bedelini ağır ödedik. Bir daha asla girmeyiz” sözleri, sektördeki güven kaybının boyutunu ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, nitelikli ve güçlü firmaların Trabzon ihalelerinden bilinçli olarak uzak durmasına yol açıyor. Katılımın azalması ise aynı firmaların sürekli öne çıkmasına ve rekabetin daha da daralmasına neden oluyor.

Vali Tahir Şahin'den anlamlı söz: "Ben artık Trabzonluyum!"
Vali Tahir Şahin'den anlamlı söz: "Ben artık Trabzonluyum!"
İçeriği Görüntüle

Kamu Zararı Tartışması Büyüyor

Ekonomistler ve ihale uzmanları, düşük rekabetin doğrudan kamu zararına yol açtığı görüşünde birleşiyor. İhalelerin sembolik kırımlarla sonuçlanması, mevcut sistemin belirli firmalar tarafından çözüldüğü ve bu yapıdan sürekli fayda sağlandığı yönünde değerlendirmelere neden oluyor. Rekabetin oluşmadığı bir ortamda kamu kaynaklarının etkin kullanılamadığı, geciken ödemeler ve finansman maliyetlerinin dolaylı olarak kamuya yansıdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede Trabzon’u kamu yatırımları açısından “riskli şehir” algısına sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Sektör temsilcileri, mevcut ihale ve ödeme sisteminde köklü bir iyileştirme yapılmadığı sürece Trabzon Büyükşehir Belediyesi ihalelerine olan ilginin daha da azalacağını öngörüyor. Rekabetin yeniden sağlanması, şeffaflık ve öngörülebilirliğin artırılması gerektiği vurgulanıyor. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilir, haberi daha fazla kişiye ulaştırabilirsiniz.