Türkiye genelinde olduğu gibi Trabzon’da da artan yaşam maliyetleri ve döviz kurundaki hareketlilik, gündelik yaşamın her alanını etkilemeye devam ediyor. Özellikle altın fiyatlarının tarihi zirveleri görmesi, Anadolu kültürünün en önemli yapı taşlarından biri olan düğünlerde takı takma geleneğini derinden sarstı. Vatandaşlar artık sevdiklerinin mutlu günlerine katılmak ile bütçelerini korumak arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Ortahisar Belediyesi CHP Eski Meclis Üyesi Oktay Söğüt, konuya dair yaptığı çarpıcı açıklamalarla halkın alım gücündeki düşüşün kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti.
Çeyrek Altın Artık Bir Hediye Değil Ulaşılamaz Bir Lüks
Trabzon’da altın piyasasındaki son durumu değerlendiren Oktay Söğüt, çeyrek altının artık sıradan bir düğün hediyesi olmaktan çıktığını ifade etti. Haftayı 12 bin 481 liralık satış fiyatıyla kapatan çeyrek altının, asgari ücretli veya emekli bir vatandaş için imkansız hale geldiğini vurgulayan Söğüt, "Kabul edelim; Trabzon’da haftayı 12 bin 481 liralık satış fiyatıyla kapatan çeyrek altın artık bir hediye değil, ulaşılamaz bir lüks" dedi. Bu durumun, insanların en yakınlarının düğünlerine bile gitmekten çekinmesine yol açtığı gerçeği, toplumsal bağların zayıfladığına dair endişeleri artırıyor.
Gram Altından 0,25 Grama Düşen Dayanışma Sembolü
Alım gücünün azalmasıyla birlikte takı tercihlerinin de mecburiyetten değiştiğini belirten Söğüt, vatandaşın adeta bir hayatta kalma mücadelesi verdiğini söyledi. Eskiden düğünlerin vazgeçilmezi olan çeyrek altının yerini önce gram altına, ardından yarım grama bıraktığını dile getiren Söğüt, sürecin geldiği noktayı şu sözlerle özetledi: "Vatandaş önce gram altına, sonra yarım grama, sonunda 0,25 gram altına mahkûm oldu. Anadolu’nun bin yıllık dayanışma sembolü olan altın takma geleneği, ekonomik gerçeklerin ağır silindiri altında ezilerek yok olmaya yüz tuttu."
Takı Takamayan Vatandaş Düğüne Gitmeye Çekiniyor
Geleneklerin insanları borç batağına sürüklememesi gerektiğini savunan Oktay Söğüt, ekonomik baskının sosyal ilişkileri zedelediğini ifade etti. Dayanışma kültürünün yerini mahcubiyet ve ekonomik kaygıya bıraktığını belirten Söğüt, "Eğer bir gelenek, insanları borç batağına sürüklüyor ya da takı takamadığı için dostunun en mutlu gününe gitmekten alıkoyuyorsa, o gelenek artık can çekişiyor demektir" diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu. Bu tablo, sadece ekonomik bir veriyi değil, aynı zamanda toplumsal bir kopuşu da simgeliyor.




