Eğitim Sen Trabzon Şubesi, Siverek’teki okul saldırısının ardından Meydan Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Muhammet İkinci, “Bu vahim hadise tek başına bir şiddet vakası değildir. Sistem çökmüştür. Yetkililer istifa etmeli ve hesap vermelidir” dedi.

Şanlıurfa Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin tüfekle düzenlediği saldırı, Trabzon’da üçüncü kez protesto edildi. Türk Eğitim Sen ve Memur Sen’in ardından bu kez Eğitim Sen, Meydan Parkı’nda saat 13.00’te bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci’nin okuduğu metin, diğer sendikalardan farklı olarak olayı “münferit bir şiddet vakası” olarak görmeyi reddetti. İkinci, “Saldırının faili öğrenci değil, sistemdir” diyerek doğrudan siyasi iktidarı ve eğitim politikalarını hedef aldı. Açıklamada, başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere tüm yetkililerin istifa etmesi ve kamuoyu önünde hesap vermesi gerektiği vurgulandı.

“Bu Bir Şiddet Vakası Değil, Sistemin Çöküşüdür”

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, basın açıklamasında geleneksel şiddet söylemlerinin ötesine geçerek sistemsel bir eleştiri getirdi. “Bu vahim hadise asla tek başına bir ‘şiddet vakası’ olarak değerlendirilemez” diyen İkinci, saldırının ardında yapısal nedenler olduğunu savundu. Açıklamada, “Sistemin temel karakteristiği eşitsizlik, ayrımcılık, yoksulluk, geleceksizlik, ümitsizlik ve şiddet üretmesidir” ifadeleri yer aldı. İkinci, sadece bir ay önce İstanbul Çekmeköy’de bıçaklı saldırıyla katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in acısının hâlâ taze olduğunu hatırlatarak, “Böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması, şiddetin eğitim kurumlarında ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir” dedi.

Okullar Neden Güvenli Değil? Eğitim Sen’den Çarpıcı Tespitler

Eğitim Sen’in açıklamasında, okulların neden güvenli olmaktan çıktığına dair çarpıcı tespitler sıralandı. Açıklamaya göre:

· Öğrenciler mutsuz ve kaygılı. Fırsat eşitliği yok, çocukların cebinde harçlığı, sağlıklı beslenme olanağı yok.
· Ardı arkası kesilmeyen rekabet ve eleme esaslı sınavlar var, bilimden uzaklaştırılmış bir müfredat var.
· Çocuk işçiliği ve okuldan uzaklaşma yaygın hale gelmiş durumda.
· Öğretmenler mutsuz ve tedirgin. Eşit işe eşit ücret yok, iş güvencesi yok, mesleki saygınlık ve özerklik yok.
· Öğretmen, eğitim sisteminin öznesi olmaktan çıkarılmış, adeta nesneleştirilmiş.

İkinci, “Öğretmen, eğitim sisteminin öznesi olmaktan çıkarılmış ve adeta nesneleştirilmiş bir kimliğe indirgenmiştir” diyerek, tüm olumsuzlukların sorumluluğunun öğretmenlerin omuzlarına yıkıldığını söyledi.

“Yetkililer İstifa Etmeli ve Hesap Vermeli”

Eğitim Sen’in en sert mesajı, sorumlulara yönelik oldu. Muhammet İkinci, “Milli Eğitim Bakanı başta olmak üzere siyasi iktidarın bu tabloda birincil derecede sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak bu sorumluluğun yerine getirilmediği açıktır” dedi. Açıklamanın en dikkat çeken bölümünde ise şu ifadeler kullanıldı:

“Bu sorumluluğu yerine getiremeyen başta MEB olmak üzere sorumluluğu olan tüm yetkililer istifa etmeli ve kamuoyu önünde hesap vermelidir.”

İkinci, şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğini vurgulayarak, “Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı koşullarda şiddet kaçınılmazdır” uyarısında bulundu. Ona göre, siyasi iktidar mevcut sosyal ve ekonomik politikalarında ısrar ettikçe bu karanlıktan çıkılması mümkün değil.

Köy Enstitüleri Işığında Yeni Bir Eğitim Modeli Çağrısı

Eğitim Sen’in basın açıklaması, yalnızca eleştiriden ibaret değildi. Sendika, nasıl bir eğitim modeli gerektiğine dair de güçlü bir referans sundu: Köy Enstitüleri. Açıklamada, “Nasıl bir toplumsal düzen ve eğitim modeli gereklidir sorusunun cevabı için bu yıl kuruluşunun 86. yılını kutlayacağımız Köy Enstitülerine bakmak yeterlidir” denildi. İkinci, “Köy enstitülerinin yaktığı meşale ders vermeye, esin kaynağı olmaya ve yol göstermeye devam ediyor. O yol aklın, bilimin, laikliğin, eşitliğin, kamusallığın ve bağımsızlığın yoludur” ifadeleriyle, eğitimde köklü bir dönüşüm çağrısı yaptı.

KTÜ’de Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Ödül Töreni
KTÜ’de Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Ödül Töreni
İçeriği Görüntüle

Sendika, “Kurtuluşun kendi ellerimizde ve örgütlülüğümüzde olduğunu unutmamalıyız” diyerek, eğitim emekçilerini birlik olmaya davet etti.

Trabzon’da Üç Sendikadan Üç Farklı Ses

Trabzon Meydan Parkı, Siverek’teki saldırının ardından adeta eğitim sendikalarının protesto merkezi haline geldi. Önce Türk Eğitim Sen, ardından Memur Sen, son olarak da Eğitim Sen basın açıklaması yaptı. Her üç sendika da saldırıyı kınarken, çözüm önerileri ve sorumluluk vurguları farklılık gösterdi. Eğitim Sen’in “sistem eleştirisi” ve “istifa çağrısı” diğer sendikalara göre daha sert bir dil oluşturdu. Trabzon’daki bu üçlü protesto zinciri, eğitim camiasının Siverek’te yaşanan trajedi karşısında ne denli hassas ve kararlı olduğunu gözler önüne serdi.


Sizce eğitim sistemindeki sorunların temelinde ne yatıyor? Yetkililer istifa etmeli mi? Köy Enstitüleri modeli günümüze uyarlanabilir mi? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın.