Trabzon, geçtiğimiz hafta Trabzon’un tanıtımına katkı sağlayacağı iddiasıyla Trabzon’da Trabzon Günleri’nin yapılacağını öğrendi. Trabzon Günleri’nin Trabzon’da yapılacağını ilk duyduğumuzda “Trabzonluya kuymak mı öğretilecek?” sorusu belirdi. Zira etkinliğin yapılacağı tarih ve duyurusunu öğrenince de sorunun cevabının “evet” olduğu hemen anlaşıldı. Trabzon seni çağırıyor denilen bir etkinlikte Türkiye’nin herhangi bir ilinden 5 gün sonraya plan yapıp Trabzon’a gelmeyi düşünecek bir işsiz bulamayız. (Gerçi ekonomideki altın çağımız sayesinde işsiz bırakılan milyonlarca insanımız olsa da maalesef bu vatandaşlarımızın cebinde gelecek parası da yok!)
Trabzon Valisi Aziz Yıldırım’a bir gazeteci tanıtım ve etkinlik arasındaki sürenin yetersiz olduğunu sorduğunda Vali Bey ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç eleştiriyi doğru bulduklarını söylediler. Şehr-ül eminlerimizin bu açıklamaları sonrasında etkinliğin dezavantajları düzeltilmesi gerekirdi. Ancak yine de bir adım atılmadı. Acaba amaç farklı mıydı? Sorusunu sormak gerekir. Etkinliğin organizatörü, çeşitli illerde ve Trabzon’un geniş kitlelerinde tanıtım çağrıları yapmadı. Bunun yerine artık kağıt parçasına dönen ve kamu kurumlarının aboneliği dışında tirajı bir elin parmaklarını geçmeyen israf mecralarında duyurularını yaptı. (Yani yapamadı)
Velhasılı kelam. Bugün bu anlayışla Trabzon’u tanıtmak yerine kendimiz çalıp kendimiz oynayacağız! Bu kentin gelirini de yine israf edeceğiz.

Miçolar mı, Yoksa Elif Çavuş mu? 7 Ağustos 2025 Perde Arkası
Miçolar mı, Yoksa Elif Çavuş mu? 7 Ağustos 2025 Perde Arkası
İçeriği Görüntüle

KÜFÜRBAZ HAYDO'YA SAHİP ÇIKTILAR

Trabzon, bu hafta sosyal medyada trollük yapan belediye başkanının ortaya çıkan seviyesiz yorumları ile çalkalandı. Uzungöl gibi bir turizm merkezini uhdesinde bulunduran ve turizme yon veren bir bölgeyi yöneten şehr-i emin'in ağzı bozukluğu hoş karşılanmadı. Elbette bu seviyesiz üsluba Milli Görüşten gelen ve dava bilinciyle hareket eden Ak Parti kadroları mesafeli yaklaştı. Ancak AK Parti Türkiye'yi yöneten bir kitle partisi. Dava insanları olduğu gibi; siyaseti rant kapısı olarak görenler de var. Bu habitatın en temel özelliği kraldan çok kralcı olmak. Küfürbaz başkan dahi kendini savunamazken AK Parti İlçe Başkanı küfürbaz başkanı savundu. Başkan siyasi konumu gereği doğru olanı yaptı. Ancak Ortahisar'daki kirli dili ayyuka çıktığı için partisinden tasviye edilen başkanın sahip çıkması şaşırtıcı oldu! Şehr-ül emin, yanında kimlerin olduğunu tekrar incelemeli. Zira bu anlayış siyasette derdest olmaya mahkumdur.

FETÖ'NÜN TRABZON'DAKİ SOYTARISI

Maalesef her işte olduğu gibi politikada da bir yeterlilik şartı bulunmuyor. Dolayısıyla entelektüel birikimi ve dava bilinci olmayan şahıslar da siyaset yapabiliyor. Haksız olduğunu bilerek söyleyecek kelimesi olmayınca gazetecileri "soytarı" olan etme haddini kendisinde buluyor. Biz gazeteciyiz ve mesleğimizi yapıyoruz. Tasviye edilmiş siyasetçiyi bu hadsizliği tekrar etmemeye ve özür dilemeye davet ediyoruz.
Son olarak sözlerimizi şiir hediye eden devrik başkana bir şiir hediye edelim:
"Sen bu kavgada
bir nokta bile değil,
bir küçük, eğri virgül,
bir zavallı vesilesin!..
Ben, kızabilir miyim sana?
Sen de bilirsin ki, benim âdetim değildir
bir posta tatarına
bir emir kuluna sövmek,
efendisine kızıp
uşağını dövmek!."
Nazım Hikmet RAN