Trabzon basını dün gece son yılların en dikkat çekici ve tartışma yaratan olaylarından biriyle sarsıldı. Bölgede görev yapan gazeteci M.A., AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman’ın aylar önce yaptığı tartışmalı açıklamaları haberleştirdiği gerekçesiyle gece yarısı sivil polis ekipleri tarafından evinden alındı. Ailesinin de bulunduğu evden polis merkezine götürülen gazetecinin beş ayrı sosyal medya paylaşımına ve haberine Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla erişim engeli getirildi. Normal şartlarda çağrılması halinde ifade vermeye gidebilecek bir gazetecinin bu şekilde gözaltına alınması, meslek örgütleri ve yerel kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve tepkiyle karşılandı. Olayın arka planında neler var, bu karar basın özgürlüğünü nasıl etkiliyor? İşte detaylar...
Suna Kepoğlu Ataman'ın "Allah Razı Olsun" Açıklaması Nedir?
Olayın fitilini ateşleyen süreç, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman’ın 12 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı konuşmaya dayanıyor. Ataman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra Abdullah Öcalan, DEM Parti heyeti ve İmralı heyetini anarak dikkat çekici sözler sarf etmişti. “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan ve DEM heyetine, İmralı heyetine bugünü bize yaşattıkları için Allah razı olsun” ifadelerini kullanan Ataman’ın bu sözleri o dönemde ulusal ve yerel pek çok basın kuruluşunda geniş yankı uyandırmış, haber konusu yapılmıştı. Trabzonlu gazeteci M.A. da bu açıklamayı kamuoyuna aktaran isimlerden biri olmuştu.
5 Sosyal Medya Paylaşımına ve Habere Erişim Engeli Getirildi
Gazeteci M.A.’nın gözaltına alınma sürecinin hemen ardından hukuki adımlar da art arda geldi. Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün talebi doğrultusunda harekete geçen Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliği, 21 Eylül 2026 tarihli kararıyla M.A.’nın yaptığı haber ve 5 ayrı sosyal medya içeriği hakkında erişim engeli kararı aldı. 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında değerlendirilen bu içeriklerin, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesinde yer alan “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçu çerçevesinde incelendiği ifade edildi. Mahkeme, kamu düzeninin korunması adına bu engelleme kararının zorunlu olduğuna hükmetti.
Gece Yarısı Gözaltı İşlemi Trabzon Basınında Neden Tepki Çekti?
Gazeteci M.A.’nın evine gece saatlerinde sivil polis ekiplerince gidilmesi ve ailesinin gözü önünde karakola götürülmesi Trabzon basınında derin bir rahatsızlık yarattı. Kentteki gazeteciler ve basın meslek örgütleri, meslektaşlarının herhangi bir çağrıya uymama durumu söz konusuyken, normal şartlarda telefonla aranarak ya da tebligat yoluyla ifadeye çağrılabileceğine dikkat çekti. Gece yarısı gerçekleştirilen operasyonel gözaltı biçiminin orantısız ve caydırıcı bir mesaj niteliği taşıdığı savunuldu. İfade ve basın özgürlüğü sınırlarının tartışıldığı bu olay, yerel medyada geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.




