Trabzon’da gerçekleşen anlamlı bir ziyaret, Türkiye ile İran arasındaki köklü ilişkileri bir kez daha gündeme taşıdı. Naser Mohebati, Trabzon Dernekleri Federasyonu’nu ziyaret ederek hem tarihi bağlara hem de güncel bölgesel gelişmelere dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette konuşan Mohebati, İran’ın yaşadığı sürecin yalnızca bir iç mesele olmadığını, bölgeyi hedef alan daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu savundu. Açıklamalarında Batı emperyalizmine, Büyük Ortadoğu Projesi’ne ve bölgesel dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
“İran ile Türkiye Tarih Boyunca Kardeştir”
Başkonsolos Mohebati, Türkiye-İran ilişkilerinin yalnızca diplomatik değil, tarihsel ve kültürel bir temele dayandığını ifade etti. İki ülke arasında yaklaşık 400 yıldır savaş yaşanmadığını hatırlatan Mohebati, “Kardeş kardeşle savaşmaz. Biz tarih boyunca birbirimize dayanak olduk,” dedi. 1. Dünya Savaşı sonrası İran’da yaşanan büyük can kayıplarına değinen Mohebati, bu kayıpların doğrudan emperyalist politikaların sonucu olduğunu belirtti. İngiltere ve Fransa’nın dönemin siyasetleriyle milyonlarca insanın açlık ve yoksulluk nedeniyle hayatını kaybettiğini vurguladı.
Büyük Ortadoğu Projesi ve Batı Emperyalizmi Eleştirisi
Mohebati’nin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri Büyük Ortadoğu Projesi oldu. Batılı ülkelerin 2000’li yılların başından itibaren bölgeyi yeniden şekillendirme planları yaptığını söyleyen Mohebati, “İran, Türkiye, Suriye ve Irak gibi güçlü ülkeler ayakta kaldıkça bu siyasetler işlemez,” ifadelerini kullandı. Condoleezza Rice’ın geçmişteki açıklamalarını hatırlatan Başkonsolos, bölgenin parçalanmak istendiğini ancak bu planların halkların direnciyle karşılaştığını dile getirdi.
“Yaşananlar Bir Darbe Girişimi Gibiydi”
İran’da yaşanan iç karışıklıklar ve saldırılar hakkında da çarpıcı rakamlar paylaşan Mohebati, kamu binaları, bankalar, camiler ve kütüphanelerin hedef alındığını söyledi. Yaklaşık 750 bankanın, 414 devlet binasının ve yüzlerce caminin yakıldığını ifade eden Mohebati, “Bu yaşananlar bir darbe girişimi gibiydi. Bu ne ilkti ne de son olacak,” dedi. İran’ın tarih boyunca Moğol istilası dahil pek çok saldırıya direndiğini hatırlatan Mohebati, ülkesinin bugün de aynı kararlılıkla ayakta durduğunu vurguladı.





