Trabzon’da Değirmendere Vadisi ve Yomra’daki kömür tesislerinin faaliyetlerinin durdurulması, sektör temsilcileri ile kamu kurumları arasındaki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Ortahisar ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi’nde 13 Ekim Salı günü bir araya gelen kömür işletmecileri, nakliyeciler ve çalışanlar, kararın ekonomik sonuçlarına dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Yaklaşık 1.410 kişinin istihdamının etkilendiğini savunan sektör temsilcileri, çevre denetimlerine karşı olmadıklarını ancak işletmelerin geleceği konusunda belirsizlik yaşandığını ifade etti. Basın açıklamasında alternatif depolama alanı, bilimsel raporlar, işçilerin geçim sıkıntısı ve Trabzon Limanı'nın ticari geleceği öne çıkan konular arasında yer aldı.

Trabzon’da 8 Kömür Tesisinin Faaliyeti Durduruldu

Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin 8 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamaya göre, 7'si Değirmendere Vadisi'nde, 1'i Yomra ilçesinde bulunan toplam 8 kömür tesisinin faaliyetleri, çevresel etkiler ve insan sağlığına yönelik riskler gerekçesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından durduruldu.

Belediye, 2000 ile 2013 yılları arasında dönemin belde belediyelerinden ruhsat alan işletmeler hakkında uzun yıllardır vatandaş şikâyetleri bulunduğunu belirtti.

Ayrıca Değirmendere Vadisi'nin Sümela, Kuştul ve Vazelon manastırları ile Hamsiköy gibi turizm noktalarına ulaşım güzergâhında bulunmasına dikkat çekildi.

Kararın ardından faaliyetlerinin olumsuz etkilendiğini belirten sektör temsilcileri ise 13 Ekim'de Çağlayan'da düzenledikleri basın açıklamasıyla itirazlarını kamuoyuna duyurdu.

Mustafa Bayraktar: 30 Yıllık Emeğin Üstüne Kalem Çekilemez

Basın açıklamasında konuşan Nakliyeciler Kooperatifi Başkanı Mustafa Bayraktar, kararın yalnızca kömür işletmelerini değil, bu sektör üzerinden geçimini sağlayan farklı meslek gruplarını da etkilediğini söyledi.

Nakliye, akaryakıt, bakım-onarım ve tedarik faaliyetleriyle geniş bir ekonomik yapının oluştuğunu belirten Bayraktar, toplantının siyasi bir amaç taşımadığını vurguladı.

Bayraktar, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün buraya herhangi bir siyasi tartışmanın tarafı olmak için değil, 30 yıldır bu ülkenin damarlarında kan akıtan, binlerce haneye ekmek götüren emeğimizi ve ekmek teknemizi savunmak için geldik."

Sektöre yönelik şikâyetlerin değerlendirilmesi gerektiğini ancak faaliyetlerin durdurulmasının tek çözüm olarak görülmemesini isteyen Bayraktar, kararın çalışanlar üzerindeki sonuçlarına dikkat çekti.

Trabzon Ülkü Ocakları’ndan Eren Bülbül’e Vefa Ziyareti
Trabzon Ülkü Ocakları’ndan Eren Bülbül’e Vefa Ziyareti
İçeriği Görüntüle

Bayraktar, tepkisini şu sözlerle sürdürdü:

"Hangi akıl, hangi vicdan, hangi hakkaniyet ölçüsü tek taraflı, soyut ve mesnetsiz birkaç şikâyeti baz alarak 30 yıllık dev bir emeğin üstüne kalem çekebilir?"

İşletmelerin denetlenmesine karşı olmadıklarını dile getiren Bayraktar, eksikliklerin giderilebileceğini savunarak şöyle konuştu:

"Eksiklerimiz varsa konuşulur, çözülür, denetlenir. Ama yok edilmeye çalışılamaz. Emeğimizin gasp edilmesine, binlerce ailenin açlığa ve işsizliğe mahkûm edilmesine sessiz kalamayacağız."

Bayraktar, açıklamasının sonunda mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, "Biz yıkmak için değil, yaşatmak için buradayız. Ne ekmeğimizden ne de haklı davamızdan vazgeçeceğiz" dedi.

Okan Murtazaoğlu: İthalatçılara Herhangi Bir Yer Gösterilmedi

Kömür sektörü temsilcisi Okan Murtazaoğlu da faaliyet durdurma kararı sonrasında ortaya çıkan ticari belirsizliğe dikkat çekti.

20 Temmuz'dan bu yana Trabzon'a kömür gemisi getiremediklerini söyleyen Murtazaoğlu, ithalatçıların tedarik konusunda sorunlar yaşadığını ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle kömür tedarikinin zaten güçleştiğini belirten Murtazaoğlu, firmaların farklı kaynaklardan ürün temin etmeye çalıştığını ancak depolama faaliyetlerinin durdurulmasının bu süreci aksattığını savundu.

Murtazaoğlu, alternatif depolama alanı konusunda kendilerine somut bir çözüm sunulmadığını ileri sürerek şunları söyledi:

"İthalatçılara herhangi bir yer gösterilmedi. Biz bütün ithalatçılar ve nakliyeciler olarak bu işi en başından beri kurallı ve sükûnetle yürütmek istedik."

İşletmelerin çalışma ruhsatlarının yanında çevre izinleri ve ÇED süreçlerine ilişkin belgelerinin de bulunduğunu savunan Murtazaoğlu, söz konusu belgelerin dikkate alınmasını istedi.

Sektörün faaliyetlerine devam edebilmesi için belirsizliğin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Turizm Vadisi Tartışması: Sadece Bu Alan mı?

Okan Murtazaoğlu'nun açıklamasında öne çıkan bir diğer konu, Değirmendere Vadisi'nin turizm güzergâhı olarak değerlendirilmesi oldu.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, kömür tesislerinin mevcut konumlarının kentin turizm hedefleri bakımından uygun olmadığını savunurken Murtazaoğlu, bölgede farklı ticari faaliyetlerin de yürütüldüğüne dikkat çekti.

Murtazaoğlu, bu konudaki itirazını şu sözlerle dile getirdi:

"Bizlere söylenen bir laf var: Turizm Vadisi. Biz de bunu soruyoruz. Turizm Vadisi ise sadece bu alan mı Turizm Vadisi?"

Yeni bir alan araştırılmasına tamamen karşı çıkmadıklarını belirten Murtazaoğlu, işletmelerin yapacağı yatırımların geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırım ihtimaline değinen Murtazaoğlu, açıklamasında şu soruyu yöneltti:

"Ama biz burada 10 milyon dolar yatırım yapacağız. Liman kapanınca oraya yapılan yatırım çöpe gidecek. Bunu hangi ithalatçı ister, hangi firma ister?"

Murtazaoğlu'nun sözleri, sektörün yalnızca mevcut depolama alanlarına ilişkin değil, gelecekteki ticari faaliyetler ve yatırım maliyetleri konusunda da güvence istediğini ortaya koydu.

Nakliyeciler Borçlarını Anlattı: Bizim Ekmeğimiz Burası

Çağlayan'daki basın açıklamasında söz alan nakliyeciler de faaliyetlerin durdurulmasının ardından yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlattı.

Aylardır yeterli iş yapamadığını belirten bir nakliyeci, araç giderlerini karşılamakta zorlandığını, borçlarının biriktiğini ve ailesinin geçimini sağlamakta güçlük çektiğini söyledi.

Nakliyeci, yaşadığı durumu şu sözlerle ifade etti:

"Biz üç dört aydır ne çektiğimizi ben bilirim, bir de Allah bilir. Senetlerimi ödeyemiyorum, borç batağındayım. Arabamı çalıştıramıyorum. Benim ekmeğim burası, benim geçim kaynağım burası. Burası biterse biz de bittik."

Yaşanan sıkıntıların yalnızca kendileriyle sınırlı kalmadığını belirten nakliyeci, araçların çalışmamasının akaryakıt istasyonları ve sanayi esnafı gibi bağlantılı iş kollarını da etkilediğini söyledi.

"Petrole borcumuz var, sanayiye borcumuz var. Bunun sanayisi de ekmek yiyor, bakkalı da ekmek yiyor. Herkes buradan faydalanıyor. Bizim ekmeğimizi elimizden almayın."

1994 yılından beri kömür taşımacılığı yaptığını belirten başka bir nakliyeci ise sektöre yıllarını verdiklerini, araç yatırımları ve aile sorumlulukları bulunduğunu anlatarak yetkililerden çözüm beklediklerini dile getirdi.

15 Yıllık Kömür İşçisi: Garibanın Ekmeğini Almayın

Basın açıklamasında söz alan kömür tesisi çalışanları da işlerini kaybetme endişelerini paylaştı.

Yaklaşık 15 yıldır aynı sektörde çalıştığını belirten bir işçi, kömür depolarının kapanmasının çok sayıda ailenin geçim kaynağını etkileyebileceğini savundu.

İşçi, yetkililere şu sözlerle seslendi:

"Ben 15 senedir bu kömür ocağında çalışıyorum. Bu işçinin ekmek hakkını alma hakkınız yok. Kapatmayın bu kömür ocaklarını. Yıllardır burada vatandaş ekmek yiyor. Garibanın ekmeğini almayın."

Çalışanların açıklamalarında özellikle işsizlik ihtimali ve başka bir gelir kaynağı bulma güçlüğü öne çıktı.

Sektör temsilcileri ise kömür ticaretinin yalnızca depo çalışanlarından oluşmadığını, nakliye hizmetleri, liman faaliyetleri, yükleme ve boşaltma ekipleri ile farklı esnaf gruplarını da kapsadığını belirtti.

1.410 Kişilik İstihdam İçin Açıklama İstendi

Basın açıklamasında sektör temsilcileri, Trabzon'daki kömür faaliyetleriyle bağlantılı yaklaşık 1.410 kişilik doğrudan istihdam bulunduğunu ifade etti.

Bu rakam, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Ali Haydar Baş tarafından 30 Temmuz 2026 tarihinde yapılan değerlendirmede de gündeme getirilmişti.

Baş, kömür tesislerine yönelik faaliyet durdurma kararının çevreyi koruma hedefiyle ekonomik faaliyetlerin devamlılığı birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğini savunmuştu.

TTSO'nun açıklamasında denetimlerin yapılması, eksikliklerin giderilmesi ve gerekiyorsa işletmelere uygun bir geçiş süresi verilmesi önerilmişti.

Çağlayan'da konuşan sektör temsilcileri de 1.410 kişilik istihdamın ekonomik etkilerinin incelenmesini ve kararın bu çerçevede yeniden değerlendirilmesini istedi.

Temsilciler, Trabzon'daki kömür ticaretinin yalnızca konutlarda kullanılan yakıtla sınırlı olmadığını; sanayi kuruluşlarına, çay fabrikalarına, balık ve süt ürünleri sektörüne, kamu kurumlarına ve çevre illere de ürün tedarik edildiğini belirtti.

Kömür İşletmecileri: Bilimsel Raporlar Açıklansın

Açıklamada Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin kömür tesislerinin çevre ve insan sağlığına yönelik etkilerine ilişkin değerlendirmelerine de yanıt verildi.

Sektör temsilcileri, tesisler hakkında yapıldığı belirtilen şikâyetlerin sayısının, hangi işletmeleri kapsadığının ve denetim sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.

Özellikle çevre kirliliği iddialarının somut ölçümlerle ortaya konulmasını isteyen işletmeciler, gerekli denetimlerin yapılmasına karşı olmadıklarını vurguladı.

Ortak açıklamada yetkililere şu soru yöneltildi:

"Hangi bilimsel çalışma, hangi ölçüm veya hangi resmî rapor, hangi tesisin insan sağlığını tehdit ettiğini ortaya koymaktadır?"

Sektör temsilcileri, eksikliklerin belirlenmesi hâlinde bunların giderilebileceğini, çevresel tedbirlerin güçlendirilebileceğini ve işletmelerin mevzuata uygun biçimde faaliyet göstermesi için çalışma yapılabileceğini savundu.

Kömür tesislerinin çevresinde fındık bahçeleri bulunduğunu söyleyen bir vatandaş da çevresel zarar iddialarının yerinde incelenmesini istedi.

Vatandaş, "Bir tane fındık dalının kuruduğunu kimse göremez. Çevre kirliliği deniliyor. Denetlenmesini istiyoruz. Toz var mı, yok mu bakılsın" sözleriyle iddiaların ölçümlerle değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Bölgede yaşayan bazı vatandaşların daha önce kömür tozu ve çevre kirliliği konusunda şikâyette bulunduğu da biliniyor. Bu nedenle tartışmanın yalnızca işletmelerin ekonomik geleceği değil, çevrede yaşayanların sağlık ve yaşam koşulları açısından da değerlendirilmesi önem taşıyor.

Trabzon Limanı ve Kömür Ticareti de Gündemde

Sektör temsilcileri, faaliyet durdurma kararının Trabzon Limanı üzerindeki olası ekonomik etkilerinin de incelenmesi gerektiğini belirtti.

Kömür ticaretinin limana gemi gelmesini sağladığını, yükleme ve boşaltma faaliyetleri oluşturduğunu, nakliye ve depolama hizmetlerine katkıda bulunduğunu ifade eden işletmeciler, bu faaliyetlerin sona ermesinin ticari sonuçlarının araştırılmasını istedi.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ise 8 Ekim'deki açıklamasında kömür faaliyetlerinin sonlandırılmasının liman ticaretine ağır darbe vuracağı yönündeki değerlendirmelere katılmadığını bildirmişti.

Sektör temsilcileri, limanın tek faaliyet alanının kömür olmadığını kabul etmekle birlikte mevcut ticaret hacmine sağladıkları katkının göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

İşletmelerin başka bir bölgeye taşınması seçeneğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan temsilciler, yeni bir depolama sahasının izinler, altyapı, ulaşım ve lojistik açısından önemli maliyetler oluşturacağını belirtti.

Öncelikli taleplerinin mevcut alanların çevre mevzuatına uygun biçimde iyileştirilmesi olduğunu ifade ettiler.

Sektör Temsilcilerinden Yetkililere Ortak Çağrı

Çağlayan'da düzenlenen açıklamanın sonunda kömür işletmecileri, nakliyeciler ve çalışanlar, kararın yeniden değerlendirilmesi için ilgili kurumlara çağrıda bulundu.

Sektör temsilcileri, çevreyi koruma sorumluluğunun farkında olduklarını ancak faaliyetlerin durdurulmasından önce çözüm seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Biz kapatılmak değil, dinlenilmek istiyoruz. Biz taşınmak değil, çözüm üretmek istiyoruz. Biz ayrıcalık değil, adalet istiyoruz."

Temsilciler, bilimsel raporların, resmî şikâyet kayıtlarının ve ekonomik değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılmasını isteyerek karar sürecinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Trabzon'da kömür depolarının geleceğine ilişkin tartışmalar devam ederken çevre ve insan sağlığının korunması, işletmelerin yatırımları ve çalışanların geçim kaynakları konusunda nasıl bir yol izleneceği henüz netleşmiş değil.

Çağlayan'daki açıklamanın ardından gözler, ilgili kamu kurumlarının sektörün taleplerine vereceği yanıta ve faaliyet durdurma kararına ilişkin atılabilecek yeni adımlara çevrildi.