Yeni Parti Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, 15 Ekim Perşembe günü Trabzon Meydan Parkı'ndaki Atatürk Heykeli önünde düzenlenen basın açıklamasında Halk TV'ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Parti il yönetimi ve üyelerinin katıldığı açıklamada Bak, televizyon kanalının yayınlarının durdurulmasının yalnızca bir medya kuruluşunu değil, toplumun haber alma hakkını da ilgilendirdiğini savundu. Türkiye'deki yargı süreçleri, kayyum uygulamaları ve dış politika tartışmalarına da değinen Bak, basın özgürlüğünün demokratik toplum açısından önemine dikkat çekti. Açıklamanın odağında, Halk TV'nin İstanbul'daki merkezine 14 Ekim'de düzenlenen polis operasyonu ve sonrasında yaşanan gelişmeler yer aldı.
Trabzon'dan Halk TV Kayyumuna Basın Özgürlüğü Eleştirisi
Mustafa Bak, konuşmasında 14 Ekim sabahı Halk TV'nin İstanbul'daki binasına yapılan polis müdahalesinin ardından yayınların kesilmesini eleştirdi. Kayyum kararının yalnızca kanal yönetimiyle sınırlı bir konu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bak, gelişmenin vatandaşların farklı kaynaklardan haber alma imkânını da ilgilendirdiğini söyledi.
Yargı kararlarının gazetecilik faaliyetlerini kısıtlamak için kullanılmaması gerektiğini savunan il başkanı, iktidarın muhalif sesleri susturmaya çalıştığını ileri sürdü.
Bak, siyasi tabloya ilişkin değerlendirmesinde "İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır." ifadelerine yer verdi.
Farklı siyasi görüşlerden yurttaşlara da seslenen Bak, "Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez." sözleriyle gazetecilerle dayanışma çağrısını yineledi.
Halk TV Soruşturmasında 17 Kişi Hakkında Gözaltı Kararı
Halk TV'nin İstanbul'daki merkezinde 14 Ekim 2026'da arama yapılmasının ardından kanalın normal yayın akışı durduruldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarıyla soruşturma yürütüldüğünü duyurdu.
Başsavcılığın açıklamasına göre 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, bunlardan 11'i gözaltına alındı. Mahiroğlu ile bağlantılı olduğu bildirilen şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.
Mahiroğlu ise hakkındaki suçlamaları reddederek uygulamanın siyasi gerekçelere dayandığını savundu. Dosyaya ilişkin iddialar henüz kesinleşmiş mahkeme hükmü niteliğinde değil.
Bak'ın tepkisinin odağında da soruşturmanın varlığından çok kanal yönetimine müdahale edilmesi ve yayınların kesilmesi yer aldı.
Mustafa Bak, İmamoğlu Davasının Zamanlamasına Dikkat Çekti
Basın açıklamasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasına da değinen Mustafa Bak, Halk TV'ye kayyum atanmasının Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de savunmaya başladığı gün gerçekleşmesine dikkat çekti.
İmamoğlu'nun 14 Ekim'de devam eden yargılamada savunmasına başlaması, ulusal basında da yer aldı. Bak, iki gelişmenin aynı tarihe rastlamasının tesadüf olmadığını öne sürdü.
Ayrıca çok sayıda yatırımcıyı etkilediğini belirttiği fon kriziyle ilgili tartışmalara değinerek kamuoyunun gündeminin değiştirilmek istendiğini savundu.
Bunlar Bak'ın siyasi değerlendirmeleri olup kayyum kararıyla İmamoğlu'nun savunma tarihi veya fon krizinin birbirine bağlı olduğu bağımsız biçimde doğrulanmış değil.
Bak, iktidarın baskıcı politikalar izlediği yönündeki eleştirisini de bu başlıklar üzerinden sürdürdü.
Yemen Tartışması ve TBMM'nin Yetkileri de Gündemdeydi
Bak'ın açıklamasındaki diğer başlık, Türk askerinin yurt dışına gönderilmesine ilişkin tartışmalardı.
Yemen'e asker gönderilmesi ihtimalini gündeme getiren Bak, uluslararası anlaşmaların ve asker görevlendirmelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yetkileri dikkate alınarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Anayasa'nın 90. maddesi milletlerarası anlaşmaların onaylanmasına, 92. maddesi ise belirtilen istisnalar dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ilişkin TBMM'nin izin yetkisine dair hükümler içeriyor.
Bak, konuya ilişkin Meclis'e sunulmuş bir anlaşma metni bulunmadığını ileri sürdü.
Konuşmasının sonunda basın özgürlüğü ve demokratik haklar konusunda ortak tutum çağrısı yapan Bak, Halk TV çalışanlarının yanında olduklarını belirtti.
Hazırlanan basın açıklamasını "Türkiye susmayacak, millet susmayacak." sözleriyle tamamlayan Bak, ardından yaptığı değerlendirmede de hükümete yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Mustafa Bak: Mücadelemiz Sonuna Kadar Devam Edecek
Basın açıklamasının ardından konuşmasını sürdüren Yeni Parti Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, gazetecilere yönelik tutuklamalar, yargının işleyişi ve toplumun farklı kesimlerine uygulandığını savunduğu baskılar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Gazetecilerin kaleme aldıkları yazılar nedeniyle tutuklandığını öne süren Bak, yargı ve kolluk kuvvetlerinin siyasi amaçlarla kullanıldığını iddia etti. Mevcut iktidarın ülkeyi yönetmeye devam etmemesi gerektiğini savunan Bak, demokratik haklar ve halk iradesi konusunda mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.
Trabzon Meydanı'ndan seslenen Bak, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bu karanlık düzene, halkın iradesini yok sayanlara, seçilmişleri zorla hapse atanlara ve bu ülkeyi, bu cumhuriyetin temel değerlerini yıkmaya çalışan her kesimle mücadelemiz devam edecektir. Sonuna kadar devam edeceğiz."
Konuşmasını katılımcıları selamlayarak tamamlayan Mustafa Bak, basın özgürlüğü, hukuk devleti ve demokratik değerler konusundaki eleştirilerini yineledi.
Trabzon Meydan Parkı'nda gerçekleştirilen açıklama, Halk TV'ye yönelik kayyum kararının yanı sıra yargı bağımsızlığı, seçilmiş siyasetçilere yönelik davalar ve hükümet politikalarının da ele alındığı bir siyasi değerlendirmeyle sona erdi.




