Son günlerde Girne açıklarında meydana gelen ölümcül facia ve Marmara Denizi’nde iki ticari geminin çarpışmasıyla sarsılan Türkiye'de, deniz güvenliği ve denizcilik kültürü yeniden gündeme oturdu. Yaşanan acı olayların ardından Trabzon Beşikdüzü Yelken ve Doğa Sporları Kulübü, dikkat çeken bir kamuoyu açıklaması yayımlayarak ülkenin denizle kurduğu ilişkiyi sert bir dille sorguladı. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denizcilik bilincinin çocukluktan itibaren aşılanması gerektiğine vurgu yapan kulüp yönetimi, su sporları kulüplerinin karşı karşıya kaldığı bürokratik engellere dikkat çekti. Deniz vizyonunun sadece ticari gemilerden ibaret görülemeyeceğini belirten yetkililer, acil bir zihniyet dönüşümü çağrısında bulundu.

Deniz Kazaları Birer Uyarı: Denizcilik Yalnızca Ticaret Değildir

Kulüp açıklamasında, yaşanan kazaların sadece adli veya teknik boyutlarıyla ele alınmasının büyük bir hata olacağına dikkat çekildi. Türkiye'nin denizci bir toplum olma idealinden uzaklaştığını belirten yetkililer, denizcilik kültürünün bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Gemilerin ve limanların ötesinde insana yatırımı işaret eden açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Trabzon Of'ta Çöp İsyanı: "Bu Görüntü Yakışmıyor"
Trabzon Of'ta Çöp İsyanı: "Bu Görüntü Yakışmıyor"
İçeriği Görüntüle

"Girne açıklarında yaşanan ve can kayıplarıyla sonuçlanan deniz faciasının acısı henüz çok tazeyken, Marmara Denizi'nde iki ticari geminin çarpışması ve bir gemide bulunan 10 mürettebatla irtibatın kesilmesi hepimizi derinden yaraladı. Her iki olayın da nedenleri ve sorumlulukları elbette teknik ve hukuki incelemeler sonucunda ortaya çıkacaktır. Bizim söylemek istediğimiz ise başka bir noktadadır. Bu kazaları yalnızca kaza olarak görmemeliyiz. Bunları, Türkiye'nin denizle kurduğu ilişkiyi yeniden sorgulamak için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Çünkü denizcilik yalnızca gemilerden, limanlardan ve ticaretten ibaret değildir. Denizcilik bir kültürdür, bir eğitimdir, bir güvenlik bilincidir."

Bürokratik Engeller Kulüplerin Önünü Kesiyor

Gönüllülük esasıyla çocuklara denizi sevdirmeye çalışan spor kulüplerinin ciddi sorunlarla boğuştuğunu aktaran kulüp yönetimi, destek yerine engellerle karşılaştıklarını vurguladı. Su sporlarının yaygınlaşması gerekirken karşılaşılan zorluklar şu sözlerle kamuoyunun takdirine sunuldu:

"Çocuklarımız denizi uzaktan seyretmesin, denize dokunsun istiyoruz. Bir teknenin nasıl hareket ettiğini, rüzgârın ne olduğunu, dalganın nasıl oluştuğunu, denizde güvenliğin ne anlama geldiğini öğrensinler istiyoruz. Fakat burada büyük bir çelişkiyle karşılaşıyoruz. Bir tarafta ülkemizin denizci bir toplum olması gerektiği söyleniyor. Diğer tarafta ise çocukları denizle buluşturmak için çalışan, gönüllülük esasına dayalı yelken ve su sporları kulüpleri; yer, izin, bürokracy ve kullanım alanları konusunda ciddi zorluklarla karşılaşabiliyor. Denizi çocuklara sevdirmeye çalışan kulüplerin önünü açmak yerine onların önüne engeller konulduğunda, denizcilik kültürünü nasıl geliştireceğiz? Bugünü yaşatmak için mücadele etmek zorunda bırakıyorsak, yarın denizcilik kültürünün gelişmesini nasıl bekleyebiliriz?"

Geleceğin Denizcileri İçin Radikal Çağrı

Deniz güvenliğinin ve kültürünün anaokulu ve ilkokul çağlarından itibaren başlatılacak eğitimlerle mümkün olacağını ifade eden Beşikdüzü Yelken ve Doğa Sporları Kulübü, stratejik adımlar atılması gerektiğini savundu. Yarının kaptanlarının ve bilim insanlarının bugünden yetişeceğini hatırlağan açıklamada şu ifadelere dikkat çekildi:

"Çocuklarımızdan başlamamız gerekiyor. Okullarda denizcilik kültürü daha fazla anlatılmalı. Yelken, kano, kürek ve diğer su sporlarına erişim kolaylaştırılmalı. Yerel yönetimler, kamu kurumları ve federasyonlar deniz sporları kulüplerinin yanında olmalı. Çocukların denizle buluşmasını sağlayan kulüplerin bürokratik engellerle mücadele eden kurumlar haline gelmesine izin verilmemeli. Biz Trabzon Beşikdüzü Yelken ve Doğa Spor Kulübü olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Çocuklarımız denizi sevsin, denizden korkmasın, denizi tanısın ve bir gün Türkiye gerçekten denizci bir ülke olsun diye."

Muhabir: Erhan Cebeci