Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon Akyazı’da dolgu alanı üzerine inşa edilen Şehir Hastanesi ve Papara Park stadyumunun bulunduğu bölge hakkında dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bektaş, son dönemde meydana gelen sismik hareketlerin ardından uydu radar verileri üzerinden yapılan ölçümlerin, dolgu alanında denize doğru milimetrik hareketler olduğunu gösterdiğini belirtti. Özellikle 13 Mart’ta meydana gelen Niksar depremi sonrasında elde edilen InSAR verilerinin, dolgu sahasında bulunan bazı blokların sarsıntı sırasında denize doğru ani hareket ettiğini ortaya koyduğunu ifade etti. Bektaş’ın açıklamaları, bölgedeki büyük ölçekli projeler ve zemin güvenliği konusunda yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı.
Akyazı Dolgu Alanı İçin “Yanal Yayılma” Uyarısı
Prof. Dr. Osman Bektaş açıklamasında, Akyazı dolgu alanında sıradan bir zemin oturmasından ziyade sismik aktiviteyle tetiklenen bir “yanal yayılma” hareketinin yaşandığını belirtti. Bektaş’a göre bu durum, dolgunun kendi ağırlığıyla gerçekleşen klasik çökmelerden farklı bir süreç.
Bektaş, bölgede son dönemde yaşanan mikro deprem kümelenmelerinin ve Niksar merkezli depremin ardından yapılan analizlerin, zeminde denize doğru milimetrik hareketler olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Uydu radar teknolojisiyle yapılan ölçümlerde bazı blokların sarsıntı anında yaklaşık 4 milimetrelik hareket gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini ifade etti.
Bu tür hareketlerin uzun vadede büyük ölçekli yapıların bulunduğu dolgu sahaları için dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, bölgede aktif tektonik etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Ek Yapı Yükü Kayma Riskini Artırabilir”
Bektaş, Akyazı’da planlanan bazı yeni yapılaşma adımlarına da değinerek özellikle kapasite artırımı kapsamında ek yapı yüklerinin zemine ilave baskı oluşturabileceğini belirtti.
Akyazı dolgu alanında şehir hastanesi, stadyum ve büyük radye temel sistemleriyle birlikte yaklaşık 10 bin kazığın bulunduğunu ifade eden Bektaş, bu yoğun yapılaşmanın zeminde ek yük oluşturduğunu söyledi. Dolgu zemin üzerinde gerçekleşen hareketlerin devam etmesi halinde yeni yapıların zemindeki dengeyi etkileyebileceğini vurgulayan Bektaş, mühendislik değerlendirmelerinin dikkatle yapılması gerektiğini dile getirdi.
Bektaş, özellikle deprem etkisiyle tetiklenen zemin hareketlerinin uzun vadede yapı güvenliği açısından bilimsel verilerle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Uydu Radar Ölçümleri Nasıl Yapılıyor?
Akyazı’daki hareketin tespitinde kullanılan yöntemlerden biri olan InSAR (Uydu Radar) teknolojisi, yer yüzeyindeki milimetrik değişimleri ölçebilen bir uzaktan algılama yöntemi olarak biliniyor.
Bektaş, açıklamasında özellikle betonarme ve çelik yapıların radar sinyallerini güçlü şekilde yansıttığını belirterek stadyum ve hastane gibi büyük yapıların bu ölçümler için uygun referans noktaları oluşturduğunu ifade etti.
PS-InSAR olarak bilinen kalıcı saçıcı yöntemiyle yapılan ölçümlerde binlerce noktadan veri alınabildiğini belirten Bektaş, ölçümlerin yaklaşık 1,5 milimetre hassasiyetle yapılabildiğini söyledi. Bu verilerin aynı anda aynı yönde hareket gösterdiği durumlarda bunun tesadüfi bir oturma değil, daha geniş çaplı bir kütlesel hareketin göstergesi olabileceğini dile getirdi.
Akyazı’daki Büyük Projeler Yeniden Tartışılıyor
Trabzon’un son yıllardaki en büyük yatırımlarından biri olan Akyazı dolgu alanı, Papara Park stadyumu ve yapımı süren şehir hastanesi gibi önemli projelere ev sahipliği yapıyor. Ancak dolgu alanı üzerine kurulu bu yapıların zemin güvenliği konusu zaman zaman uzmanlar arasında tartışma konusu oluyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş’ın son açıklamaları da bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Bektaş, özellikle sismik aktivitenin yoğun olduğu Karadeniz kıyılarında dolgu alanlarında yapılan büyük projelerde sürekli bilimsel izleme yapılmasının önemine dikkat çekti.
Akyazı dolgu alanı hakkında yapılan bu değerlendirmeler, bölgedeki zemin hareketleri ve büyük ölçekli projelerin güvenliği konusunda yeni araştırmaların yapılmasını da gündeme getirebilir. Konuya ilişkin gelişmeleri yakından takip etmek ve bilimsel veriler ışığında değerlendirmek ise büyük önem taşıyor.




