Trabzon Değirmendere Sanayi bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan kentsel dönüşüm projesi, uzmanların dikkat çektiği jeolojik risklerle yeniden gündemde. Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgenin yer yapısı ve deprem etkileri konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Bektaş, şehir planlamasının ilk adımının zeminin detaylı şekilde analiz edilmesi gerektiğini vurgulayarak, Trabzon’un jeolojik yapısının göz ardı edilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.
Trabzon’un Jeolojik Yapısı Neden Önemli?
Trabzon’un bulunduğu coğrafya, sıradan bir yerleşim alanı değil. Prof. Dr. Osman Bektaş’ın ifade ettiği gibi kent, Karadeniz’e doğru basamaklar halinde çöken ve aktif fay sistemleriyle şekillenen bir yapı üzerinde yer alıyor. Bu yapı, geçmişte deniz seviyesinde oluşmuş ve zamanla yükselmiş olan altı farklı denizel taraçadan meydana geliyor.
Bu taraçaların en eskisinin Boztepe sırtlarında yaklaşık 400 bin yıl öncesine dayandığı, en genç oluşumun ise sahil kesiminde yaklaşık 5 bin yıl önce meydana geldiği belirtiliyor. Faylara paralel uzanan bu jeolojik katmanlar, kentin doğal dengesini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Deprem ve Heyelan Riski Göz Ardı Edilmemeli
Bektaş, Trabzon’un yalnızca büyük depremlerden değil, yakın ve uzak kaynaklı küçük ve orta büyüklükteki sarsıntılardan da etkilendiğini ifade etti. Bu durum, özellikle yamaç stabilitesi açısından büyük önem taşıyor.
Bölgedeki taraçaların yükselme hızının sahilden iç kesimlere doğru azaldığını belirten Bektaş, yıllık ortalama yükselmenin 0,6 ile 1 milimetre arasında değiştiğini söyledi. Bu hareketlilik, uzun vadede zemin davranışını doğrudan etkileyerek heyelan ve kütle hareketleri riskini artırabiliyor.
Kentsel dönüşüm projelerinde bu tür doğal süreçlerin dikkate alınmaması, ilerleyen yıllarda ciddi yapı güvenliği sorunlarına yol açabilir.
Kentsel Dönüşümde Bilimsel Planlama Şart
Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılması planlanan dönüşüm sürecinin, yalnızca yapı yenileme değil aynı zamanda bilimsel bir planlama süreci olması gerektiği vurgulanıyor. Bektaş, şehir planlamasının ilk adımının ilin jeolojik özelliklerinin ayrıntılı şekilde ortaya konması olduğunu ifade etti.
Özellikle Değirmendere Sanayi bölgesi gibi aktif jeolojik süreçlerin etkisinde olan alanlarda yapılacak projelerde, zemin etütleri, fay hatları ve geçmiş jeolojik hareketlerin mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Aksi halde yapılan yatırımların uzun vadede risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarı
Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamasında şehirlerin geleceğini belirleyen projelerde bilimsel verilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini açıkça ortaya koydu. Trabzon’un kendine özgü jeolojik yapısının, standart planlama yaklaşımlarıyla ele alınamayacağını belirten Bektaş, özellikle yamaç stabilitesi ve zemin davranışının dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade etti.





