Doğu Karadeniz turizminin can damarı olan Körfez pazarı, Orta Doğu’da tırmanan gerilim nedeniyle kritik bir eşikten geçiyor. Sektör temsilcileri, olası bir krizin etkilerini minimize etmek ve bölge ekonomisinin sürdürülebilirliğini korumak adına Trabzon’da düzenlenen istişare toplantısında buluştu. TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkanı Mehmet Ali Tuna’nın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya; otelcilerden acentelere, ticaret odalarından yerel derneklere kadar geniş bir yelpazede katılım sağlandı. Bölge turizminin sadece tek bir pazara hapsolmaması gerektiğinin altının çizildiği görüşmelerde, "ortak akıl" ve "bölgesel tanıtım" stratejileri ön plana çıktı. Katılımcılar, mevcut krizleri fırsata çevirecek bir turizm hafızasına sahip olduklarını belirterek, yeni yol haritasının acilen devreye alınması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Körfez'deki Savaş Riski ve Alternatif Pazar Arayışları
Toplantının ana gündem maddelerinden biri olan Orta Doğu’daki siyasi ve askeri gelişmeler, bölge turizminin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Mevcut durumda Körfez ülkelerinden gelen turist profilinin hakim olduğu Trabzon ve Rize hattında, olası bir aksamaya karşı "B planı" hazırlandı. Mehmet Ali Tuna, tek bir pazara bağımlı kalmanın risklerine dikkat çekerek, alternatif pazar arayışlarının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Bu kapsamda, bölgesel tanıtım faaliyetlerinin daha kapsayıcı ve profesyonel bir bakış açısıyla, uluslararası fuarlarda "Doğu Karadeniz" markası adı altında yürütülmesi kararlaştırıldı.
İç Turizmde Yeni Dönem: Gastronomi ve Kültür Atağı
Bölge turizminin sadece dış pazara endeksli kalmaması adına iç turizmin tüm enstrümanlarıyla sahaya sürülmesi gerektiği vurgulandı. Gastronomi, spor, kongre ve kültür turizmi başlıklarının ivedilikle ajandalara eklenmesi gerektiği belirtilirken; özellikle yerel yönetimlerin bu süreçte "lokomotif" rolü üstlenmesi talep edildi. Katılımcılar, yerel dinamiklerin harekete geçirilmesiyle Karadeniz’in dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline gelebileceğini savundu. İç piyasadaki hareketliliğin, dış pazardaki dalgalanmaları dengeleyecek en önemli unsur olduğu ifade edilerek, yerel değerlerin markalaştırılması süreci için düğmeye basıldı.
Profesyonel Yönetim ve Sürdürülebilir Turizm Hafızası
Toplantıda dile getirilen en dikkat çekici hususlardan biri de, turizm faaliyetlerinin konunun uzmanı profesyoneller tarafından yönetilmesi oldu. Günübirlik çözümler yerine, verimlilik esaslı ve uzun vadeli stratejilerin uygulanması gerektiği konusunda mutabık kalındı. Bölge turizminin geçmişteki krizlerden ders çıkaran bir "kurumsal hafızaya" sahip olduğunu hatırlatan temsilciler; dayanışma, birlik ve profesyonel işleme prensipleriyle Karadeniz’in turizmdeki rekabet gücünün artırılacağını vurguladı. STK temsilcileri ve iş dünyası liderleri, tanıtım faaliyetlerinin dijitalleşen dünyaya uygun, ikna edici ve geniş kapsamlı olmasının altını çizdi.
Doğu Karadeniz’in turizm geleceği için atılan bu kritik adımda, sizce en etkili çözüm iç turizmin canlandırılması mı yoksa yeni ülkelere odaklanmak mı? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!




