Arsin Belediyesi, ilçenin sahil bandında son günlerde tartışma konusu olan yapılaşma süreciyle ilgili beklenen açıklamayı yaptı. Kamuoyuna yapılan duyuruda, bazı çevrelerin “mağduriyet söylemi” üzerinden belediyeye yönelik haksız bir algı oluşturmaya çalıştığı belirtildi. Belediye, kıyıların herkesin ortak malı olduğunu vurgularken, sürecin hukuki zorunluluklardan kaynaklandığını ve hiçbir aşamada keyfi uygulama bulunmadığını ifade etti. Peki, Arsin sahilinde yaşananlar tam olarak nedir, yapı sahipleri neden mağduriyet yaşadı ve belediyenin “sözlü telkin” iddialarına yanıtı ne oldu? İşte tüm detaylar.
CİMER şikayetleriyle başlayan süreç: İlk mühür ve yıkım
Arsin Belediyesi’nin açıklamasına göre her şey, 29 Temmuz 2025 tarihinde vatandaşların CİMER üzerinden yaptığı yoğun şikayetlerle başladı. Belediye ekipleri aynı gün sahilde inceleme yaparak ruhsatsız bir yapı tespit etti. Hemen “Yapı Tatil Tutanağı” düzenlendi ve yapı mühürlendi. 1 Ağustos 2025’te belediye encümeni, 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre idari para cezası uygulama kararı aldı. Ancak mühürlemeden kısa süre sonra inşaata yeniden başlandığı ihbarları üzerine 4 Ağustos’ta yeniden denetim yapıldı. Mühür fekki tespit edilince yapı ikinci kez mühürlendi ve ceza bir kat artırıldı. Yapı sahibine malzeme kaldırması için süre tanındıktan sonra 11 Ağustos 2025’te ilk yıkım gerçekleştirildi.
‘Açılır kapanır pergola’ talebi ve beklenmeyen inşaat
Yıkımın ardından yapı sahipleri bu kez “açılır kapanır pergola” niteliğinde bir yapı için belediyeye başvurdu. Arsin Belediyesi, insani ve ticari kaygılarla bu talebi değerlendirmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden kurum görüşü istedi. 3 boyutlu görseller ve teknik çizimlerle desteklenen resmi yazı hazırlandı. Ancak belediyenin aktardığına göre, kurum görüşü süreci devam ederken yapı sahipleri acele ederek herhangi bir yazılı izin veya onay almadan ikinci kez inşaat faaliyetine başladı. Bu durum, ilerleyen günlerde yeni bir yıkım sürecinin kapısını araladı.
Kıyı Kanunu engeli: Yıkım kararı nasıl alındı?
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin 17 Aralık 2025 tarihli yazısı ve Çevre İl Müdürlüğü’nün 22 Aralık 2025 tarihli görüşü üzerine 29 Aralık 2025’te yeniden “Yapı Tatil Zaptı” düzenlendi ve kaçak yapı tekrar mühürlendi. Encümenin 30 Aralık 2025 tarihli kararıyla yapı sahibine idari para cezası uygulandı. Yapının kıyı kenar çizgisinin 50 metresinde yer aldığı tespit edilince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereği ruhsatlandırılmasının mümkün olmadığı anlaşıldı ve yıkım kararı alındı. Yapı sahibi 28 Ocak 2026’da belediyeye verdiği dilekçede, içindeki malzemeleri sökmek için 1 ay süre istedi. Belediye bu talebi kabul ederek yıkımı erteledi. 2 Mart 2026’da yapılan denetimde yapının yüzde 80’inin yıkıldığı görüldü. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ise 26 Mart 2026’da yapının tamamen yıkılmadığını belirterek 31 Mart 2026’da yıkımı tamamlama kararı aldı.
‘Sözlü telkin’ iddialarına belediyeden sert yanıt
Süreçle ilgili bazı çevrelerde, belediye yetkililerinin “telkin” ve “yönlendirmesi” olduğu yönünde iddialar gündeme geldi. Arsin Belediyesi bu iddiaları tamamen asılsız bulduğunu açıkladı. Açıklamada, “İmar hukukunda ‘sözlü izin’ veya ‘şifahi telkin’ diye bir kavram yoktur. Geçerli olan tek şey yazılı ruhsat ve kurum onaylarıdır” denildi. Belediye, başkanlık makamında ve ilgili birimlerle yapılan toplantılarda, Kıyı Kanunu gereği kalıcı yapı yapılamayacağının defalarca açıkça ifade edildiğini vurguladı.
Kıyılar ortak miras: ‘Siyaset bulaştırma çabalarını reddediyoruz’
Arsin Belediyesi, kamuoyu duyurusunda kıyıların ortak miras olduğunun altını çizdi. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun, kıyı şeridinde yapılaşmayı sınırlandıran koruyucu bir rejim öngördüğü hatırlatıldı. “Bir yapının ekmek teknesi olarak görülmesi ne kadar anlaşılabilir ise, kıyıların hukuka aykırı işgalini engellemek de belediyemizin anayasal görevidir” ifadelerine yer verildi. Ayrıca sürecin belediyeler arasında gerilim unsuru haline getirilmeye çalışılması ve vatandaşların durumu üzerinden siyasi rant devşirilmesi esefle karşılandı. Belediye, “Dün ‘Neden yıkmıyorsunuz?’ diyenlerin bugün ‘Neden yıktınız?’ demesini manidar buluyoruz” diyerek algı operasyonu uyarısı yaptı.
Arsin Belediyesi, vatandaşın yanında olduğunu ancak hukukun da emrinde olduklarını belirterek, sürecin spekülasyonlara alet edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Arsin sahilindeki yıkım hakkındaki görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.





