6 Şubat 2026’da başlayan 2026 YKS başvurularıyla birlikte açıklanan sınav ücretleri kamuoyunda tartışma yarattı. Oturum başına 700 TL olarak belirlenen YKS sınav ücreti, TYT, AYT ve YDT’ye girecek adaylar için toplamda 2800 TL’lik bir maliyet anlamına geliyor. Artan merkezi sınav ücretleri, özellikle dar gelirli ailelerin çocukları açısından ciddi bir yük oluşturuyor. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, eğitime erişimin fahiş sınav ücretleriyle paralı hale gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Merkezi Sınav Ücretleri 2800 TL’ye Dayandı
2026 YKS kapsamında adaylar Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumlarına katılacak. Her bir oturum için belirlenen 700 TL’lik ücret, tüm oturumlara girecek adaylar için toplamda 2800 TL ödeme anlamına geliyor.
Sadece YKS değil; MSÜ, ALES, YDS, KPSS ve YÖK-DİL gibi diğer merkezi sınavlara giriş ücretleri de son yıllarda dikkat çeken bir artış gösterdi. Bu durum, “merkezi sınav ücretleri ne kadar oldu 2026” ve “YKS başvuru ücreti toplam ne kadar” gibi aramaların da yükselmesine neden oldu. Eğitimciler, bu tablonun özellikle ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde gençler üzerinde ekstra baskı oluşturduğunu ifade ediyor.
“Eğitime Erişim Parayla Ölçülür Hale Geldi”
Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci yaptığı açıklamada, kamusal bir hak olan eğitime erişimin giderek mali bir külfete dönüştüğünü belirtti. İkinci, merkezi sınavların kamusal eğitim kurumlarına girişte ön koşul olduğunu hatırlatarak, bu sınavların ücretlerinin yükselmesinin eğitim hakkını aşındırdığını ifade etti.
“Parası olmayanın sınava dahi giremediği bir tabloyla karşı karşıyayız” diyen İkinci, bunun özellikle yoksul ve dar gelirli aileler için fiili bir eleme mekanizması yarattığını vurguladı. Eğitim hakkının Anayasal güvence altında olduğunu hatırlatan İkinci, herkesin eğitimden eşit şekilde yararlanması gerektiğini söyledi.
Ekonomik Kriz ve Gençler Üzerindeki Baskı
Artan sınav ücretleri, yalnızca maddi bir sorun olarak görülmüyor. Uzmanlara göre binlerce liralık sınav maliyeti, gençler üzerinde psikolojik bir baskı da oluşturuyor. Geleceklerini belirleyecek bir sınava girebilmek için yüksek meblağlar ödemek zorunda kalan öğrenciler, daha sınav sürecinin başında kaybetme korkusuyla yüzleşiyor.
Eğitim Sen, sınav sisteminin “kendi kendini finanse eden” bir yapı gibi işletilmesini eleştirerek, ölçme ve yerleştirme gibi temel kamu hizmetlerinin ticari mantıkla yürütülemeyeceğini savundu. Açıklamada, bu yaklaşımın eğitimin piyasalaştırıldığının bir göstergesi olduğu ifade edildi.
“Tüm Merkezi Sınavlar Ücretsiz Olmalı”
Muhammet İkinci, çözümün sembolik indirimler olmadığını belirterek, tüm merkezi sınavların tamamen ücretsiz olması gerektiğini ifade etti. Sınavların finansmanının genel bütçeden karşılanması gerektiğini söyleyen İkinci, bu yükün öğrencilerin ve ailelerin sırtına bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Kamusal, bilimsel, laik ve parasız eğitimin yalnızca pedagojik bir tercih değil; toplumsal adaletin temel şartı olduğunu dile getiren İkinci, eğitim hakkının ekonomik engellerle sınırlandırılamayacağını ifade etti.





