Trabzon'da Kokarcaya Karşı 25 Bin Ürün Dağıtıldı
Trabzon'da Kokarcaya Karşı 25 Bin Ürün Dağıtıldı
İçeriği Görüntüle

Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Karadeniz’de yüz binlerce ailenin geçimini ilgilendiren fındık sektörünün sorunlarının Meclis tarafından araştırılmasını istedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinde, üretim maliyetlerinden Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) alım uygulamalarına, kahverengi kokarca zararından serbest piyasadaki fiyat oluşumuna kadar çok sayıda konuya yer verdi. Yaklaşık 450 bin üreticinin faaliyet gösterdiği sektörde yalnızca ürün fiyatlarının değil, bahçelerin verimliliğinin, finansmana erişimin ve ihracattan alınan payın da incelenmesini talep eden Suiçmez, uzun vadeli bir millî fındık politikası hazırlanması gerektiğini savundu.

TMO Fındık Fiyatları ile Serbest Piyasa Arasındaki Fark Gündemde

Suiçmez'in araştırma talebinde öne çıkan konulardan biri, fındık üreticisinin satış fiyatlarında yaşadığı sorunlar oldu. TMO'nun 2026-2027 sezonunda yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite ürün için kilogram başına 255 lira, levant kalite için 250 lira açıkladığı hatırlatıldı.

Buna karşılık önergede, 18 Eylül 2026 tarihinde üretici illerde bildirilen ortalama serbest piyasa fiyatlarının 160-170 lira aralığında bulunduğu belirtildi. Bu fiyatların hangi koşullarda oluştuğunun ve TMO'nun müdahale alımlarının piyasaya etkisinin incelenmesi istendi.

TMO'nun 24 Ağustos'ta başlattığı randevulu alım sisteminde kapasite, randıman ölçümü, nem koşulları ve ödeme takviminin de değerlendirilmesi talep edildi. Özellikle borçlarını ve hasat giderlerini karşılamak için acil nakde ihtiyaç duyan küçük üreticilerin, ürünlerini bekletmeden satmak zorunda kalabildiğine dikkat çekildi.

Fındık Üreticisinin Artan Maliyetleri Araştırılsın

Araştırma önergesinde, fındık üreticisinin kazancını etkileyen gider artışları da ayrıntılı biçimde ele alındı.

Türkiye İstatistik Kurumunun Temmuz 2026 verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık yüzde 27,62 yükseldi. Aynı dönemde gübre ve toprak geliştiricilerindeki fiyat artışı yüzde 33,07 olarak kaydedildi.

Suiçmez, özellikle eğimli arazilerin yoğun olduğu Doğu Karadeniz'de işçilik, budama, gübreleme, ilaçlama, patoz ve nakliye giderlerinin üretim maliyetlerini artırdığına işaret etti.

Önergede, fındığın gerçek üretim maliyetinin bölgelere göre hesaplanması ve üreticinin eline geçen net gelirin belirlenmesi istendi. Tarımsal desteklerin miktarı, ödenme zamanı ve desteklerden yararlanma koşullarının da bu maliyetler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi talep edildi.

Fındık Rekoltesindeki Sert Değişimler Dikkat Çekiyor

Türkiye'nin dünya fındık piyasasındaki güçlü konumuna rağmen üreticilerin gelir istikrarı sağlayamadığını savunan Suiçmez, yıllar arasındaki rekolte değişimlerini de Meclis gündemine taşıdı.

Önergede yer alan verilere göre 2024 yılında 717 bin ton olan fındık üretimi, 2025'te yüzde 38,5 azalarak yaklaşık 441 bin tona geriledi. TÜİK'in Mayıs 2026'da yayımladığı ilk tahminde ise üretimin geçen yıla göre yüzde 62,2 artışla 715 bin tona ulaşabileceği öngörüldü.

Söz konusu 2026 rakamının nihai üretim sonucu değil, ilk tahmin olduğu önem taşıyor.

Suiçmez, üretimdeki bu dalgalanmaların hem üretici gelirlerini hem de ihracatçı ve sanayicilerin planlamalarını etkilediğini belirtti. Rekolte tahmin yöntemlerinin şeffaflığının ve açıklanan tahminlerle gerçekleşen üretim arasındaki farkların araştırılmasını istedi.

Kahverengi Kokarca ve Zirai Don İçin Ortak Mücadele Çağrısı

Fındık üretiminde giderek önem kazanan kahverengi kokarca zararlısı da Meclis araştırması talebinin başlıkları arasında yer aldı.

Suiçmez, kahverengi kokarcanın fındıkta miktar kaybının yanı sıra kalite ve randıman düşüklüğüne neden olduğunu belirterek mücadelede üreticilerin tek başına bırakılmaması gerektiğini savundu.

Önergede, Tarım ve Orman Bakanlığı, yerel yönetimler ve ilgili kuruluşların koordinasyonunda bölgesel bir mücadele programı oluşturulması istendi. Kimyasal yöntemlerin insan sağlığı, çevre ve arıcılık üzerindeki olası etkileri gözetilerek biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının da değerlendirilmesi önerildi.

Zirai don, kuraklık, aşırı yağış, sel ve heyelan gibi afetlerin fındık üretimine etkilerinin araştırılması da talep edildi. Ayrıca TARSİM kapsamında sigorta primleri, teminatlar, hasar tespitleri ve tazminat ödemelerinin üretici açısından yeterliliğinin incelenmesi gerektiği ifade edildi.

Fındık Piyasasında Rekabet ve Depolama Sorunları

Araştırma önergesinde yalnızca fındığın üretim aşaması değil, hasattan sonraki ticaret süreci de gündeme getirildi.

Suiçmez, büyük alıcıların piyasadaki ağırlığının, üretici fiyatları üzerindeki olası etkilerinin ve ticaret borsalarında açıklanan fiyatların şeffaflığının araştırılmasını istedi. Olası fiyat anlaşmaları ve piyasa yönlendirmelerine ilişkin iddiaların somut bulgularla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Rekabet Kurumu, daha önce Ferrero'nun Türkiye'deki fındık alımlarına ilişkin taahhütlerini değerlendirmişti. Kurumun 2024-2026 dönemini kapsayan kararında, TMO müdahale referans fiyatının altında alım yapılmaması ve alım miktarlarına ilişkin sınırlamalar gibi yükümlülükler bulunuyor.

Önergede ayrıca FİSKOBİRLİK'in sektördeki rolünün güçlendirilmesi, üretici kooperatiflerinin desteklenmesi ve lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması istendi. Ürününü depolayabilen üreticinin, hasat dönemindeki acil satış baskısından daha az etkilenebileceği vurgulandı.

Yaşlanan Fındık Bahçeleri İçin Yenileme Desteği Talebi

Doğu Karadeniz'deki fındık bahçelerinin yaşlanması ve arazilerin parçalı yapısı da Suiçmez'in araştırılmasını istediği sorunlar arasında yer aldı.

Önergede, bazı bahçelerin 50 ila 100 yaşına ulaşması, eğimli arazi koşulları, makine kullanımındaki güçlükler ve genç nüfusun tarımsal üretimden uzaklaşmasının verimliliği olumsuz etkilediği belirtildi.

Bahçelerini yenilemek isteyen üreticilerin yeni fidanların ürün vermesine kadar geçecek dönemde gelir kaybı yaşayabileceğine dikkat çekildi.

Bu nedenle bahçe yenileme sürecinde gelir desteği verilmesi, bölgeye uygun sertifikalı fidanların temin edilmesi ve ortak tarım makinelerinin kullanımını kolaylaştıracak programların hazırlanması önerildi. Böylece fındık üretiminde verimlilik ve kalitenin uzun vadede artırılmasının hedeflenmesi istendi.

Fındık İhracatında Üreticinin Payı Artırılsın

Suiçmez'in Meclis araştırması talebi, Türkiye'nin fındık ihracatından sağladığı gelirin üreticilere nasıl yansıdığı konusunu da kapsıyor.

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 238 bin 704 ton iç fındık ihracatı karşılığında yaklaşık 2,26 milyar dolar gelir elde etti. Bir önceki yıla kıyasla ihracat miktarında yüzde 26,15, döviz gelirinde ise yüzde 14,44 düşüş yaşandı.

Suiçmez, Türkiye'nin yalnızca ham ve iç fındık ihracatına ağırlık vermek yerine işlenmiş ürünlerde daha güçlü bir konuma ulaşması gerektiğini belirtti.

Fındık ezmesi, krema, yağ, süt ve un gibi katma değerli ürünlerin üretiminin desteklenmesi, markalaşmanın geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi önerildi. İhracat gelirinin üreticilere yansıyan payının da araştırılması talep edildi.

Fındık sektöründeki sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Suiçmez, fiyat politikalarından zararlılarla mücadeleye, depolamadan ihracata kadar uzanan kapsamlı bir millî fındık politikası oluşturulması çağrısında bulundu.

TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesiyle sektörün sorunlarının bütün yönleriyle ele alınması hedeflenirken, Meclis araştırması açılıp açılmayacağına ilişkin süreç henüz sonuçlanmış değil. Önergenin Meclis gündemindeki seyri, özellikle Trabzon ve diğer Karadeniz illerindeki fındık üreticileri açısından takip edilecek gelişmeler arasında bulunuyor.