Trabzon'da deprem ve jeoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan Karadeniz Teknik Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, Doğu Karadeniz kıyı şeridindeki aktif faylarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bektaş, Ordu, Trabzon ve Rize açıklarında tespit edilen aktif fayların MTA'nın Diri Fay Haritası'nda yer almadığını öne sürerken, bu durumun mühendislik projeleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu. Özellikle kıyı dolguları, limanlar ve deniz yapılarında deprem kaynaklı risk analizlerinde önemli bir eksiklik oluştuğunu belirten Bektaş'ın açıklamaları bölgede yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
"TPAO Deniz Faylarını Net Olarak Tanımladı"
Prof. Dr. Osman Bektaş açıklamasında, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) gerçekleştirdiği deniz sismik yansıma çalışmalarında Karadeniz kıyılarındaki aktif fayların açık şekilde ortaya konulduğunu ifade etti.
Bektaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"TPAO, deniz sismik yansıma kesitlerinde Ordu, Trabzon ve Rize aktif kıyı faylarını net olarak tanımladı. Ancak bu faylar, MTA'nın karasal morfolojiye odaklanan Diri Fay Haritası'nda hâlâ yer almıyor."
Bu durumun yalnızca akademik bir tartışma olmadığını vurgulayan Bektaş, kıyı bölgelerinde yapılan büyük ölçekli yatırımlar açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
AFAD'ın Deprem Tehlike Haritasına Dikkat Çekti
Bektaş'ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer nokta ise AFAD tarafından hazırlanan 2018 Türkiye Deprem Tehlike Haritası oldu.
Prof. Dr. Bektaş, AFAD'ın deprem tehlikesi hesaplamalarında uluslararası projelerden elde edilen denizel sismik verileri kullandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"AFAD, 2018 Deprem Tehlike Haritası'nda MTA'nın bu büyük eksikliğini Avrupa'nın SHARE ve EMME projelerine ait denizel sismik veri setleriyle kapattı. Doğu Karadeniz kıyısındaki ivme (PGA) değerlerinin 2-3 kat artırılmasının arkasındaki sismik kaynak işte bu deniz faylarıdır."
Uzmanlara göre deprem tehlike haritalarında yer alan ivme değerleri, yapıların deprem karşısındaki dayanım hesaplarında kritik rol oynuyor. Bu nedenle bölgedeki olası sismik kaynakların doğru şekilde tanımlanması büyük önem taşıyor.
Kıyı Dolguları ve Liman Projeleri İçin Uyarı
Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle son yıllarda Karadeniz kıyılarında hayata geçirilen dolgu alanları ve büyük altyapı projeleri açısından mevcut durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bektaş açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Tehlike şurada: AFAD haritası ivmeyi artırdı ama MTA haritasında fayın çizgisel koordinatı yok. Deniz yapısı, liman ve kıyı dolgularında (Akyazı, Rize vb.) zemin stabilitesi ve sismik deplasman analizi yaparken sismik kaynak eksik kalıyor. Mühendislikte bu kopukluk kabul edilemez."
Özellikle Trabzon'daki Akyazı Dolgu Alanı ve Doğu Karadeniz'deki çeşitli kıyı projeleri, deprem mühendisliği açısından uzun süredir bilim insanlarının gündeminde yer alıyor. Bektaş'ın açıklamaları, denizel fayların mühendislik projelerine etkisinin yeniden tartışılmasına neden oldu.
Karadeniz'deki Aktif Fay Tartışması Yeniden Gündemde
Karadeniz Bölgesi, geçmişte büyük yıkıcı depremlerle sık anılmasa da son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar bölgedeki sismik hareketliliğin daha yakından incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Osman Bektaş'ın gündeme taşıdığı denizel fay tartışması, deprem tehlikesi haritaları ile aktif fay haritaları arasındaki uyumun önemini bir kez daha gözler önüne serdi.




