KTÜ’de Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Ödül Töreni
KTÜ’de Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden Ödül Töreni
İçeriği Görüntüle

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla gündeme damga vurdu. Sosyal yardım başvuruları üzerinden vatandaşların en mahrem ve geniş kapsamlı kişisel verilerine erişim yetkisi tanıyan yeni düzenlemeyi masaya yatıran Aydın, bu hamleyi "temel hak ve özgürlüklere bir tehdit" olarak nitelendirdi. İktidarın veri güvenliği konusundaki geçmiş karnesini hatırlatan Aydın’ın, vatandaşın dijital birer nesneye dönüştürülmesine karşı çıktığı konuşması, hem meclis sıralarında hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Kişisel Verilerde "Her Türlü Bilgi" Tehlikesi

Düzenlemede yer alan “her türlü veri ve bilgi” ifadesine odaklanan Yavuz Aydın, bu tanımın hukuk tekniği açısından son derece muğlak ve riskli olduğunu savundu. İdari bir kolaylık gibi makyajlanan bu teklifin, aslında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ucu bucağı görünmeyen bir yetki alanı açtığını ifade eden Aydın; hanelerin gelir-gider dengesinden sağlık geçmişine, sosyal güvenlik kayıtlarından özel hayatın gizliliğine kadar her detayın kayıt altına alınacağını vurguladı. Aydın, sosyal devletin asıl amacının vatandaşı desteklemek olduğunu, onu devasa bir veri havuzunda takip edilecek bir "nesne" haline getirmek olmadığını hatırlatarak kanun teklifinin sınırlarının belirsizliğine dikkat çekti.

"85 Milyonun Bilgisi Çalındı, Hangi Güvenceyi Veriyorsunuz?"

Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden birini veri güvenliği ihlallerine ayıran Yavuz Aydın, iktidarın bu konudaki sicilini sert bir dille eleştirdi. 2022 yılında e-Devlet üzerinden sızıntı iddialarının reddedildiğini ancak 2024 yılında 85 milyon vatandaşın kimlik bilgilerinin çalındığının kabul edildiğini anımsatan Aydın, "Vatandaşın kimlik verisini, adres bilgisini koruyamamış bir yapı, şimdi hangi yüzle ve hangi denetim mekanizmasıyla yeni veri toplama yetkisi istiyor?" sorusunu yöneltti. Asıl meselenin veri depolamak değil, depolanan veriyi namus bilip koruyabilmek olduğunu söyleyen Trabzon Milletvekili, mevcut güvenlik zafiyetleri giderilmeden böyle bir yetkinin verilmesinin telafisi güç zararlar doğurabileceğini belirtti.

Gençler "Dijital Şüpheli" Olmak İstemiyor

Türkiye’deki gençlerin ekonomik darboğaz kadar devlete olan güven kaybından da yorulduklarını dile getiren Yavuz Aydın, sosyal yardımların bir fişleme mekanizmasına dönüşmemesi gerektiğini savundu. Gençlerin iş, aş ve yuva kurma hayallerinin eridiği bir dönemde, bir de devlete başvurduklarında tüm hayatlarının didik didik edilmesinden endişe duyduklarını ifade etti. İYİ Parti olarak yardımların suistimal edilmesine veya hak yenmesine asla geçit vermeyeceklerini ancak bunun yolunun tüm toplumu birer "dijital şüpheli" olarak görmekten geçmediğini vurguladı. Aydın, vatandaşın hayatını elektronik arşivlere mahkum etmenin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayacağını söyleyerek sözlerini tamamladı.
Yavuz Aydın’ın bu çıkışı, dijital çağda birey haklarının korunması noktasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Devletin yardım eli uzatırken vatandaşın mahremiyetini ne ölçüde talep edebileceği sorusu gündemdeki sıcaklığını koruyor.


Sizce sosyal yardım için kişisel verilerin bu kadar geniş bir kapsamda paylaşılması güvenlik mi sağlar yoksa hak ihlali mi yaratır? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın.