Türk dünyasının ortak tarihini, kültürünü ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hazırlanan Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan’ın Zamanı Aşan Yolculuğu adlı eserin hazırlanmasında emeği geçen herkese, bir Güney Azerbaycan Türkü olarak içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Türk dünyasının ortak tarihini, kültürünü ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hazırlanan Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan’ın Zamanı Aşan Yolculuğu adlı eserin hazırlanmasında emeği geçen herkese, bir Güney Azerbaycan Türkü olarak içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu eserin benim için taşıdığı anlam, sıradan bir eğitim kitabının çok ötesindedir. Çünkü Güney Azerbaycan’da milyonlarca Türk, kendi ana dilinde eğitim alma imkânından yoksundur. Çocukların kendi ana dillerinde okuyup yazabilmesi, tarihlerini öğrenebilmesi ve kültürlerini özgürce yaşatabilmesi, temel bir kültürel hak meselesidir.

Bir tarafta çocukların Türk dünyasının ortak kültürünü tanıması için kitaplar hazırlanırken, diğer tarafta Güney Azerbaycan’da Türk çocuklarının kendi ana dillerinde eğitim görebilme talebinin karşılanmaması, insanı derinden düşündüren bir gerçektir.

İşte bu nedenle, Türkiye’de çocuklara Türk dünyasının tarihini ve kültürünü tanıtan böyle bir eserin ulaştırılmasını son derece kıymetli buluyorum. Bu çalışma, yalnızca geçmişimizi anlatmakla kalmıyor; ortak dilimizin, kültürümüzün ve tarihî hafızamızın gelecek kuşaklara aktarılmasına da katkıda bulunuyor.

Güney Azerbaycan Türkleri olarak bizler de bu ortak mirasın bir parçasıyız. Tebriz’den Urmiye’ye, Erdebil’den Zencan’a kadar uzanan coğrafyamız, Türk dilinin ve kültürünün köklü merkezlerinden biridir. Siyasi sınırlar ve farklı yönetimler, ortak tarihimizin ve kültürel bağlarımızın değerini ortadan kaldıramaz.

Dileğimiz, Türk dünyasının bütün çocuklarının kendi ana dillerini öğrenebildiği, tarihlerini tanıyabildiği ve kültürlerini özgürce yaşatabildiği bir geleceğin kurulmasıdır. Çünkü ana dili, yalnızca bir iletişim aracı değil; bir milletin hafızası, kimliği ve gelecek kuşaklara bıraktığı en değerli miraslardan biridir.

Bu anlamlı eserin hazırlanmasında emeği geçen Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığına, kıymetli yazarlara, editörlere, akademisyenlere ve bütün çalışma ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Bu emeğin, Türk dünyasının farklı bölgelerinde yaşayan insanlar arasında kültürel yakınlaşmaya ve karşılıklı anlayışa katkı sunmasını diliyorum.

Bir Güney Azerbaycan Türkü olarak teşekkürüm yalnızca bir kitaba değil; ortak tarihimizin hatırlanmasına, kültürümüzün yaşatılmasına ve çocuklarımızın bu mirası tanımasına verilen değeredir.

Ana dilimizin yaşadığı, kültürümüzün korunduğu ve çocuklarımızın kendi tarihlerini özgürce öğrenebildiği bir gelecek dileğiyle…

Saygılarımla,

Araz Hesenoğlu
Güney Azerbaycan Aktivisti