Bizdeki bu hayat inanmaya aşıktı. Yaşam tarzı haline gelen o inanç; damarlarımızı besledi, bize bir olmayı, dolayısıyla da aile olmayı öğretti. Bir şehirde tanımadığı binlerce kardeşin vardır. Yani aynı şehrin, kardeş çocukları… yağmurumuz da yokuşumuzda birdir. Ve kavgamız ve barışımız…
Bizdeki bu hayat inanmaya aşıktı. Yaşam tarzı haline gelen o inanç; damarlarımızı besledi, bize bir olmayı, dolayısıyla da aile olmayı öğretti. Bir şehirde tanımadığı binlerce kardeşin vardır. Yani aynı şehrin, kardeş çocukları… yağmurumuz da yokuşumuzda birdir. Ve kavgamız ve barışımız…
Şehrin sınırlarını geçer davamız, sevdamız, inancımız. Bir dağ taşırız ardımızda; yük gelmeyen, baş eğdirmeyen, yüz kızartmayan ve onurlu bir duruş veren! Nesiller boyu…
Yani bir gün, 67’de! “Trabzonluluk Ruhu”ile çıktı atalarımız yola.
“Bir ses geliyor uzak memleketten” demişler. Ve sonra yükseldi o ses. Yıldız olduk parladık Karadeniz’de! “Anadolu’nun Gururu…” Hiçbir başarı kolay değildir. İnanç ve İnat ile yoğrulan kanımız kaynamaya başladı. İnanç vardı elhamdülillah ama bu coğrafya bizi inat olmaya çoktan zorlamıştı. Yokuş çıkan çocukların ruhlarındaki azmi ve inancı alın şimdi nereye bağlarsanız bağlayın! Ben anlattım.
Bugün efsane olan Trabzonspor; Anadolu’da bir destan, Karadeniz’in em ihtişamlı ve büyük bir dalgası oldu. Neden? İnanç, inat ve daima sürecek olan onurlu duruştan…
Gelgelelim başka bir konuya. Burda bazen uşaklar, yani tüm taraftar boş bırakabilir stadı. Küstüğünden değil he! inadından. Belki totem bile yapmış olabilir. Siz ne sandınız bu inadı. Biz önce kendimize tartışır, kavga eder barışırız. Dindiğinde öfkemiz hemen stada koşarız. Uşaklar koştugunda stada devleşir tek tek. Sanki sahada tirübinler… aynı büyüklükte üzüntüleri ve kolay kolay geçmez. Çünkü o gün bir şehrin kalbi 90 dakika stadın içinde atar. Öyleyse bizdeki ruhsal bir dengesizlik değil tıbbi bir “ kalp ritim bozukluğudur” diyebilir miyiz ? Nasıl olmasın ki? Yaşlısından en ufağına heyecan çarpar kalbimiz. Buna istinaden, henüz 10/11 yaşlarında iken Trabzonluluk ruhu ile yoğrulmuş küçük kalbimin yazmış olduğu şiirden, hatırlayabildiğim kadarını sizlerle paylaşacağım.
Trabzon Trabzon,
Bizim adımız.
Akan kanı bordo,
Mavidir şalımız.
Şampiyonluk seneye,
Olur bizim, canımız.
Hep beraber stada,
Koşar taraftarınız.
Karadeniz Fırtınası,
Başlıyor Trabzon’da.
Karadeniz Kaplanları,
Koşuyor başarıya.
67’de başladı,
Karadeniz’in Fırtınası,
Kaplanların sahası,
Avni Aker Stadı.
Sensiz olmaz Trabzon,
Sensiz olmaz Maraton.
Trabzonspor’sun sen,
Gönülleri feth eden.
FİLİZ UYGUN HAJJAR